Tanıtım
Coğrafi Konum
Törnük Deyince
Yolunuz Düşerse
Tarihimiz
Büyük Şahsiyetler
Köy Tarihi
Seferberlikten Dönmeyenler
Şehitlerimiz Gazilerimiz
Kültürel Özellikler
Bunları Biliyormuydunuz
Camilerimiz İmamlarımız
Çocuk Oyunları
İlkler Enler
Mimari
Örf ve Adetlerimiz
Törnükçe
Ustalar Sanatçılar
Yöresel Giyisiler
Yöresel Lezzetler
Muhtarlıklarımız
Köy Kanunu
Muhtarlık Tarihimiz
MuhtarlıkGünyüzü
MuhtarlıkÜçtaş
Proje ve Faaliyetler
Okullarımız
Akköy İ.Ö.O.
Günyüzü İ.Ö.O.
Günyüzü Web
Üçtaş Web
Üçtaş Y.İ.B.O
Gurur Tablosu
Öğrenciler
Derneğimiz
Amaç ve Faaliyetleri
Dernek Üye Listesi
Duyuru ve Haberler
Foto Galeri
Kurucular Kurulu
Mesaf Defteri
Yönetim-Denetim
Hizmetler
Gümüşhaneye Mektup
Hava Durumu
İstanbul Hat Durak Rehberi
İstanbul Trafiği
İstnbul Şehir Rehberi
İş İlanları
Önemli Telefonlar
Gümüşhaneliler Der.
Dernek Foto Albüm
Dernek Yönetimi
Hakkımızda
Gönüllü Destekçilerimiz
Kadromuz
Logomuzun Anlamı
Misyonumuz Vizyonumuz
Çocukluğumun çoğu yazın yaylalarda geçti. Ne kadar güzel olsa da hasret kalırdık köyümüze ve köyümüzdeki sevdiklerimize. Bu yüzden mi bilinmez her pazartesi, perşembe ve cumartesi soluğu Remzi Hocanın evinin başında alırdık. Gözümüz takılırdı Halilbağa önüne, Mansur altına bir araba gelecek diye. Bahse tutuşurduk arkadaşlarla ilk çıkan arabayı tahmin edebilmek için…
İlk çıkan arabayı gören koşardı avazı çıktığı kadar obaya “Araba geliyooooo Mansur altına aşağı diye.” O ana kadar sessiz sedasız kendi halinde bekleyen oba canlanıverirdi bir anda. Obanın tüm çocukları çoğu yalın ayak koşuverirdi durduğu yere; BELE…
İşte çocukluğumun en güzel hediyelerinden biriydi 28 AH 910 plakalı kırmızı önlü mavi kasalı Sedat Amcanın dingilli BMC’si. O obaya gelince neşeleniverirdi her yer. Sevdiklerim gelmese de egzozunun kokusu, köyde kalan sevdiklerimin ve köyümün kokusunu getiriverirdi.
Sırf arabaya binebilmek için yayladan köye gelirdim. Çok isterdim illede bagajında, olmazsa önünde daha da olmadı aynaların olduğu yerde kıyısında köyden yaylaya gitmeyi. Lakin genelde kasanın içi kalırdı bana. İstediğim yere oturdum mu daha araba hareket etmeden hayalini kurardım tek doruktan arabayla çıktığım ilk anın. Sanki herkes bana bakıyor gibi olurdu.Gururlanırdım…
İşte Sedat Amcanın BMC si çoğu hayalimi gerçekleştiren sevdiklerimle buluşturan, sevdiklerime kavuşturan özelliği ile ayrı bir yere sahiptir gönlümde..
Yukarıdaki resim de öyle, beni bulabilirsiniz belki önünde, belki bagajda, belki de kasasın içinde..Belki siz de varsınız orda. Artık mazide kalmış ama gönüllerde asla unutulmamış, duygu dolu bir resim…
Şimdi Sedat Amca yok BMC’si de. Sedat Amca erken gitti. Hem de çok sevdiği arabası gibi bir arabanın yüzünden. Arabası hiç olmazsa ondan sonra biraz bekledi.
Hatıralarım da onunla gider sand ım olmadı. Aklıma her geldiğinde yüzümde bir tebessüm içimde buruk bir acı kaldı.…