B İ Z…
Nüfusu binlerle ifade edilen bir toplumda; yeni bir şey yapmak ve değişim oldukça güçtür. Eski adıyla Törnük yeni adıyla Günyüzü ve Üçtaş Köyleri, yerleşik iki bin nüfusu, gurbetçisi ve bölgesinde yaşayan yaklaşık beş bin nüfusu ile birlik olmaya ve bir değişim gerçekleştirmeye çalışıyor.
Zoru başarmak ve değişimi gerçekleştirmek için '' biz '' olmak şarttır.
İki kilometrelik yayla yolunun yıllardır bağlanamaması, bu kadar büyük nüfusa bir sağlık evinin layık görülmemesi, üzerimize gerilen teller ile yıllarca ağır ağır bir tavuk gibi kızartılacak olmamız, ormanlardan bir yük yakacak odun alan köylü mahkemelerde sürünürken bunca ormanı katledenlerin ödüllendirilmesi, yıllarca ekip diktiğimiz tarlalarımızın çayırlarımızın hatta bazı çevre köylerimizde evlerimizin tapu kadastro bahanesi ile köylünün elinden alınması, baraj yapacak kadar suyu olan yaylarımızda susuz yaşanması, HES'lerin bölgemize verdiği zararlar gibi sair sorunlarımızın yıllardır çözülememesi ve yenileriyle bir çığı gibi büyümesi tesadüf müdür? Tabi ki değildir.
Mesela; köyün üzerinden elektrik tellerinin geçmesini onaylayanlar, tellerin köye zarar vereceğini bilmiyorlar mıydı? Köylülerin illaki itiraz mı etmesi gerekiyordu? Bu köylüye verilen değerdir. HES konusu, sadece bizim bölgemizde değil, tüm Karadeniz köylülerinin hayatlarını altüst etmiştir. Birlik bütünlük oluşturan köylüler, HES' lerin bölgelerine verdiği zararları mahkemelere taşımış ve davalarını kazanmaya başlamışlardır. Bir çok eksikliğimizden dolayı bu konular maalesef gündeme alınamamıştır.
Yukarıda saydığım sorunları çözmek kolay olsaydı bu gün önümüzde sorun olarak durmazdı. Bence temel sorun; '' biz '' olmak için yeterince gayret sarf etmiyoruz. Eğer '' biz '' olursak; barajlar dolduracak kadar suyu olan yaylalarımızda ellerimizde güğümler çeşme çeşme dolaşmayız, eğer '' biz '' olursak sazlı bükten çantalarını dolduran köylülerin yaylaya çıkması an meselesi olur, eğer '' biz '' olursak serum, iğne gibi basit sağlık ihtiyaçlarımızı en yakınımızdan karşılarız.
Harmancık Şenliğine sponsor olunmamasını da yukarıda saydığım örneklerin cevaplarında aramak mümkündür. Sonuç olarak toplumun her bireyine bu tür adımlarda ve değişimlerde büyük görevler düşüyor. Hepimiz bu iş için emek harcayan köy yöneticilerimizin etrafında kenetlenerek birlik bütünlük oluşturmalıyız. Bu kenetlenme sonucunda yapılacak Harmancık Şenliği, toplumumuzun yeni hedeflere yürümesini kolaylaştıracaktır. Bu bütünleşme sonrasında yasal zeminde diğer konulara da sıranın geleceğini düşünüyorum.
Bu vesileyle bu işe emek veren, köyümüz için çalışan insanlarımıza tam destek vermek hepimizin boyunun borcudur.
Saygılarımızla,
tornuk.com adına
Nihat ŞAHİN
|