Geçen yıl KÖY DERNEĞİMİZ VE BURS MESELESİ diye bir yazı kaleme almıştım. Onca yazının ardından duyarsız kalmak ve sadece yazı yazmak için yazmak bir anlam ifade etmezdi. Bir şeyler yapmak lazımdı. Her şeyi yazarsınız, çizersiniz, konuşursunuz, bol keseden atarsınız. Ama iş fiiliyata gelince orada durursunuz. Ama biz o yazının ardından yerimizde durmadık DERNEK YÖNETİM KURULU TOPLANTISI’nda bu konuyu ele aldık. Reklam olmasın diye de internet ortamında paylaşmadık. Netice itibariyle geçen sene www.gunyuzum.com ekibi 5 kişiye, bizde 12 kişiye olmak üzere toplam 17 öğrenci arkadaşımıza burs verdik. Biz onları ihtiyaç sahibi olarak gördüğümüzden burs vermedik. Belki onu bir ölçü olarak belirledik. Biz bu arkadaşlarımızı sadece ve sadece ödüllendirmek istedik. Başkanımız Necmettin ÇAKAR, Başkan Yardımcılarımız Şaban UZUN ve Mustafa BOZ her toplantıda şunu dile getirdiler. Öğrencinin zengini fakiri olmaz gönül ister ki, hepsini ödüllendirelim. Ama imkanımız bu kadarına yetiyor.
Geçen sene seçilen dernek yönetimimizin çok önemli projesiydi bu. Herkesi bu meseleye çözüm bulmaya davet ettik. Tâki dernek olarak burs verelim. Hem derneğimizin tüzel kişiliğinin güçlenmesi açısından, hem de öğrencilerimizin kişisel burslarla minnet altında kalmaması açısından bunu fevkalade önemsedik. Burs projesinin gerçekleşmesinin ardından yıllardır içimizde ukde olarak taşıdığımız Harmancık’ta Yayla Şenliği Yapma Meselesi’ne eğildik.
-Bir restauranta gidersiniz. Önünüze gayet lezzetli bir yemek getirilir. Ve afiyetle yersiniz. Ama bilmezsiniz o yemek sofraya gelene kadar hangi aşamalardan geçmiştir. Kimlerin emeği yoktur ki, hangi muameleye maruz kalmamıştır ki…-
İşte Harmancık Yayla Şenliği de böyle bir şey. Görüşmelerine tâ kasım-aralık ayında başlamıştık. Bakmayın siz onu başkalarının sahiplendiğine. Dernek olmasaydı Harmancık Yayla Şenliği olmayacaktı. (Sakın yanlış anlaşılmasın ben sadece dernek yaptı bu şenliği demiyorum. Ve bir dernek yöneticisi olarak şenlikle ilgili emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.) Sonra köy muhtarlarıyla görüşüldü şenlik için. Canlı yayın, afişler, basın yayın yoluyla tanıtım, sanatçılar, ses sistemi, sponsorlar vb. meseleler şenlik için aylar öncesinden görüşülmeye başlanan konulardı.
11 Temmuz 2010 da büyük bir coşku ve katılımla Harmancık Yayla Şenliği organizasyonunu hep birlikte gerçekleştirdik. Giresun’dan Gümüşhane’den Trabzon’dan berisine sesimizi duyurduk. Milletvekilimiz Sayın Kemalettin AYDIN’ın da gelmesiyle şenliğin köyümüzü temsili açısından bir hayli mesafe kat ettik. İnsanları bir araya topladık, eğlendirdik. Bunları hep birlikte yaptık. Birlik olunca dosta-düşmana ne kadar güçlü olabileceğimizi gösterdik.
Son seçilen dernek yönetimimizle faaliyetlerimizin ikinci yılına yine bu seneki burs meseleleriyle başladık. Bunla ilgili son toplantımızı geçen Çarşamba yaptık. Şimdi bir toplantı daha yapacağız. Eski öğrencilerimizin burslarını azami ölçüde devam ettirmeye gayret ederken, yeni öğrencilerimizi de göz ardı etmedik. Bu bağlamda www.gunyuzum.com ekibiyle toplam 17 olan burs vereceğimiz öğrenci sayısını 22 ye çıkardık. Bu sene ders durumları iyi olan birkaç liseli arkadaşımızı da desteklemeyi düşünüyoruz. Ayrıca ileriye yönelik dersleri çok iyi olupta, dersaneye gidemeyecek durumda olan arkadaşlarımızı dersaneye göndererek ödüllendirmek istiyoruz. Bütün bunları yaparken iliklerimize kadar yalnızlığımızı hissediyoruz. Son dernek yönetim kurulu toplantısına Şaban UZUN ağabeyin köyde olması dolayısıyla Necmettin ÇAKAR, Mustafa BOZ, Muhittin KAYA, Ünal TEMEL ve Ben katıldık.
5 insan köyü için dernek toplantısı yapıyordu. Eşlerinden ve çocuklarından çaldığı vakitleriyle... Şenlikleri değerlendiriyor, faaliyetlerinin devamı için fikir alışverişinde bulunuyor, bir kişiye daha burs nasıl buluruz diye telefon rehberine bir kez daha göz atıyordu. Ben bir öğrenciye burs istemenin güçlüğünü bilirim. Ararsın açmazlar, durumum yok derler, sürekli devam ettiremem derler, şahsi işlerinizde kullanacaksınız derler, dernek bana ne yaptı derler? Derler de derler.
İşte bu noktada şu soruyu sormaktan kendimi alamıyorum. Bu ağabeylerim bu işi ne için yapıyorlar? En kötüsü 2.000 lira maaş aldığı halde. Hadi bir şekilde bununla mutlu oluyorlar diyelim. Peki bu insanları tebriki, teşekkürü bir tarafa bırakalım; yermek, tavır almakta niye? Arkalarından konuşmak neden? Ne yapıyor bu insanlar. Hataları her ay ailelerinden bir gün çalıp dernek işiyle uğraşmak mı? Yoksa köyümüzün geleceği üniversiteli kardeşlerimizi bursla ödüllendirmek mi? Yoksa asılı olan GÜNYÜZÜ VE ÜÇTAŞ KÖYLERİ DERNEĞİ tabelasını indirmemek için elinden gelen çabayı göstermek mi? Yoksa dernek gecesi, köy pikniği ve şenlik organizasyonlarıyla yüzlerce insanımızı bir araya getirmek için çaba göstermek mi?
Bu derneğin kurucuları var, bir şekilde bizi yalnız bırakan. Köyde de var burada da. Bu derneği siz kurdunuz. Beykoz Korosu’nda yapılan toplantıları anlattınız bize. Ne kadar çaba gösterdiklerini dinledik bu dernek için. Kurarken ki heyecanlarını dinledim bazılarından. Ben devraldığım yönetimle bu heyecanı hissedemedim nedense. Gençtim, 25 yaşındaydım, heyecan doluydum, art niyetsizdim, içten pazarlıksızdım. Bir şeyler yapmak istiyordum. Paradan önemli şeyler olduğuna inanıyordum. İnsanlarımızın yanımızda olacağından o kadar emindim ki. Ama olmadı nedense. Destek göremedik. Üstelik nerede hata yaptığımızı da bulamadık. Hatasızız demiyorum, ama bariz hatalarda göremiyorum.
Dernek Başkanı Necmettin ÇAKAR Abi seçildiğinden bu yana birileri dernekten tamamen kopmuş durumda. Dernek aidatını toplayacağım diyenler, sözlerini çoktan unutmuş durumda. Kendi oluşumlarını dernekten daha önemli görenler var. Derneği kurup da bir kenara çekilenler var. Anlamıyorum bu dernek kimin derneği, neyin derneği? Biz neye uğraşıyoruz? O burs toplantılarını niye yapıyoruz? Harmancık için bir yok pahasına harıl harıl neden çalıştık? Allah’ını seven bunu bize açıklasın. Siz şu hatayı yapıyorsunuz desin. Ne yapsın dernek yönetimi düğününüze derneğinize gelmesin mi? Biliyorum cevap hemen hazır. O ZAMAN BİZDE ONLARIN DÜĞÜNÜNE DERNEĞİNE GİTMEYİZ. İşin gücün yoksa parçalan parçalan dur. Köyümüz bu kısır tartışmalar yüzünden parça parça olmuş durumda. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” Hadis-i şerifini benimseyen bir topluluk olarak komşusuna gelen yatırımı kendisine alanlar var. Bu dünyada sözünün geçtiğine inananlar öbür dünyada dikkat etsinler çünkü savunmasız kalabilirler. Bir dulun, bir yetimin asla ödeyemeyeceği hakkına girmiş olabilirler. Kendileri aile boyu KOLİN İNŞAAT’ta çalıştığı halde, başka bir ailenin bir ferdinin asgari ücretle KOLİN’e girmesinden rahatsız olanlar var. Bu noktada İstanbul’da bazı değerlerin, köyden daha iyi yaşandığı inancım kuvvet buluyor.
Dernek yönetimi olarak emin olunuz ki, sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Ama gerçekten yapabileceklerimizi yapamıyoruz. Çünkü birlik-beraberlik olamıyoruz. Biz birlik olunca, bir arada olunca ne kadar güçlü olduğumuzu gerek İstanbul’daki Dernek Geceleri’mizde, gerek Harmancık’taki Yayla Şenliği’mizde, gerekse piknik, burs vb. organizasyonlarımızla gösterdik. Herkesin şunu bilmesini istiyorum: Dernek Yönetimimiz göbeğini kaşıyan adamlar değildir. Ve biz bu derneği öyle bir anlayışla yönetmiyoruz. Ama anlaşılmadığımız da bir gerçek. Ya biz anlatamıyoruz, ya siz anlamak istemiyorsunuz orasını bilemiyorum. Ama sonuç olarak anlaşamıyoruz. Herkes evinde oturup ahkamını keser, her sözü söyler, dilin kemiği yok. Kusura bakmasın herkes en az bizim kadar derneğine karşı sorumludur. Çünkü orada KÖY TABELASI asılı, yönetim kurulu değil. Çünkü iyi ya da kötü ne yaparsak TÖRNÜKLÜLER diyorlar A ya da B şahsı değil. Hani hepimiz TÖRNÜKLÜYDÜK. Hani MİLLİYETÇİLİĞİMİZ. Sizce de bazı şeylerin çok ciddi sorgulanması vakti değil mi?
Keşke köyümüze ve gurbetçilerimize daha çok yardımcı olabilsek, keşke daha çok gencimizi ödüllendirsek, keşke işe girişler için CV havuzu oluştursak, keşke bulunduğumuz ilçe belediye başkanlıkları ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiler kurabilsek, keşke İstanbul’da ve Ankara’da daha etkin bir biçimde var olabilsek.
TÜM DİLLERİN EN KÖTÜ KELİMESİ KABUL EDİLEN KEŞKEyi BANA DAHA FAZLA SÖYLETMEYİN LÜTFEN…
Sevgi ve Saygılarımla…
Dursun ÇAK
|