Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Haritada Törnüklüler Radyo Dinle Soy Kütüğü Ziyaretci Defteri İletişim
Menü
Ziyaretci Defteri
Yaz Oku
Üyelik
 :    
 : 
İçerik
    İcerik
  • İlçemiz
  • İlimiz
  • Yararlı Linkler

  •     İşlemler
  • Haberler
  • Konuşan Fotolar
  • Söyleşiler
  • İlimizden
  • Sağlık
  • Aktüel
  • Duyurular
  • Ülkemizden
  • Yönetim

    MailYönetim
    WebMail Sistemi Yönetim Paneli
    Sayaç
    Aktif Ziyaretçi : 5
    Dün : 223
    Bugün Tekil : 14
    Bugün Çoğul : 84
    Toplam : 248229
       Bölüm : Haberler - BU DERNEK KİMİN?               

    Bir paket sigara kadar değer verilmeyen bir derneğin yönetim kurulunda olmak...

       
         Köy derneğimizle ilgili meseleleri zaman zaman sizlerle paylaşmıştım. Kurulduğunda üniversite 2. sınıf öğrencisiydim ve büyük bir heyecan duymuştum. 15 milyonluk şehirde artık bir sivil toplum örgütüydük. Bir GÜNYÜZÜ VE ÜÇTAŞ KÖYÜ tabelası asılıydı İstanbul’da. TÖRNÜKLÜLER deniliyordu bunlara. Çoğu ne iş adamıydı, ne müteahhit. Sermayesi küçük, yüreği büyük insanlardı kurucuları ve üyeleri. Sloganları vardı; YAĞMASANDA GÜRLE diye. Bir hoş sada olabilmekti belki tek amaçları. Sonra dernek piknikleri düzenlediler. İstanbulda TÖRNÜKLÜLERi bir araya getirmeye çalıştılar. Yetinmediler, illerin bile düzenleyemediği DERNEK GECELERİ düzenlediler. Bizleri ekran başına kilitlediler. Ne parti başkanları vardı, ne de hatırı sayılır iş adamları. Biz 15-20 milyonun hesabını yapa duralım onlar 20-30 milyarın hesabını yaptılar. Sanki çok ihtiyaçları varmış gibi bizi yalvarır-yakarışçasına organizasyonlarına davet ettiler. Üzmeden-kırmadan-incitmeden… Biz onların arkasından en acımasız dedikodularımızı yaptık. En ağır sözleri söyledik. Yeri geldi ödemediğimiz aidatlarımızın hesabını sorduk onlardan. Evet maalesef bu kadar komik duruma düştük. Ev aldılar dernek parasıyla dedik, araba aldılar dernek gecesinden dedik. Sonuçta dilin kemiği yoktu. Her hareketlerini acımasızca eleştirdik, hiç kendimize bakmadan. Onların iyi niyetli sözlerini söylemek istedikleri gibi değil de, anlamak istediğimiz gibi algıladık. Zor olanı yaptık, var olanla mutlu-mesut olmak yerine, bölme-parçama yolunu tuttuk. Sene de bir kez dernek toplantısına katıldık, ağzımıza geleni söyledik, eleştirdik, görüş ve önerilerimizi bile söylemeden çektik, gittik. Hangi yönetimi seçtiysek yalnız bıraktık. BAKALIM BAŞARABİLECEKLER Mİ? Diye acizliklerini bekledik, ne kadar aciz duruma düştüğümüzün farkına varmadan. 


         Toplantılarda hep alttan aldılar. Biz bağırdık, çağırdık onlar sustular. İçlerini dökemediler bir türlü. Anlatmak istedikleri anlatamadılar. Bazen sordular BEN NEYİN MÜCADELESİNİ VERİYORUM ALLAH AŞKINA diye? Bir türlü çıkamadıkları girdaplara düştüler. Üyelerine belli etmediler belki, ama tüm törnüklünün derdiyle dertlendiler içten içe. En çokta ellerinden pekte bir şey gelmediğine yandılar. Çok gurur verici sevdalara düştüler buna şahitim. Harmancığa asıldılar büyük bir şevk ve gayretle. Burs meselesini ilk paylaştığımdaki heyecanları gerçekten görülmeye değerdi. Çocuksu hayaller bile kurdular bazen. Köy sınırları meselesini konuşurken sanki kendi tarlaları gibi acımasızca savundular. Biz evlerimizde onları eleştire duralım, onlar ayda bir kez toplandılar. NEYE, KİME HİZMET ETTİKLERİNİ BİLMEDEN… O KADAR DOLDULAR Kİ BAZEN, TÜM CÜMLELERİNİN SONUNU GETİREMEDİLER. YAA NEYSE! Dediler yada BALIK BİLMESE HALIK BİLİR dediler. 


         Bir çok mesele geldi önlerine KÖY DERNEĞİMİZ diye onlara ulaşan. Dert ettiler bunu kendilerine. Belki ellerinden bir şey gelmedi. Yardım edememenin hüznünü yaşadılar. Maddi meseleleri kimseye açamadılar. İrili ufaklı yardımlar yaptılar. Ama gururla kibirle değil, mütevazi bir şekilde. Alkış şöyle dursun, VAA SENİN BAŞKA İŞİN YOK MU? Dedik onlara. Aynı kişiler dernek toplantısında en acımasız eleştirileri yapıyorduk oysa. 


         Dernekle ilgili sayısal verilerle devam edeceğim yazıma. 150 üyesi var derneğimizin. 50si ne derneğe gelir, ne toplantısına. Dernek onlara ne yaptıysa artık! Geriye kalan 100 üyenin de 50-60yla toplantı yapar. 150 üyesinin taş çatlasa 20 üyesi öder aidatını. 2001 den bu yana ödenmemiş aidatları kişi başına 150-200 lirayı geçmiştir. 100 kişiden 15-20 milyar eder bu yekun. Tahsil edememiştir bir türlü. Sonra her şeyi sıfırdan almak ümidiyle bir çizgi çekmiştir 2008 yılında. 2008 yılından öncesinin tüm borçları silinmiştir. Bundan sonrasını düzenleyelim diye. 2008 e kadar düzenli ödeyen 5-6 üyesinin kul hakkını sindirerek hemde. Fakat değişen bir şey olmamıştır. O günden bu yana ki toplam aidat alacakları da 15 milyara dayanmış bulunmaktadır. Oysa 1 milyarını bile tahsil edemeyecektir. Zaten dernek kurulduğundan bu yana topladığı toplam üye aidatı 7-8 milyardır. Halbuki bir derneğin bir yıllık masrafı bu miktara denk gelmektedir. Acımasızca eleştirdikleri DERNEK YÖNETİMİNİN GEÇEN SENE VE BU SENE Kİ BURSLAR TOPALAMI 20 MİLYARI BULMUŞTUR OYSA. 


         Aidat dedikleri şey aylık 5 liradır. Günlük 5 lira sigaraya veririz de aylık 5 lira aidatını vermeyiz biz derneğimizin. Bir paket sigara kadar itibarı olmayan bir derneğin yöneticisiyim der güler geçersiniz. Sizi en çok koyanda can ciğer dostlarınızın ben o derneğe 1 kuruşumu vermem demesidir. Siz onun için canınızı verecek kadar fedakarsınızdır. Ama onun yanında 1 kuruşluk değeriniz yoktur. Asgari ücretli olupta düzenli aidatlarını veren 1-2 üyesi vardır. Oysa bir sürü memurları ve geliri 1 milyarın üstündeki üyeleri bir kuruş bile ödememiştir. BU NE YAMAN ÇELİŞKİ ANNE? Dersiniz. Okuldan kalma biraz hocalığınız vardır. Kul hakkını sorgulatır size. Çok uyanıkları da vardır, dernek toplantılarında atar tutarlar, halbuki kendileri değil aidat ödemek, derneğe üye bile değillerdir. ŞARK KURNAZLARI, bir çoğu AYNI ZAMANDA ESKİ DOSTLARINIZDIR. 


         Delikanlılığın gözü kör olsun, dernekçilik reklam işidir. Ne kadar reklam, o kadar gelir demektir dernekte. Ayda yılda bir yardım yapar derneğin, onu da söylemek delikanlılığa yakışmaz. Bu yüzden de DERNEK BANA NE YAPTI OLUR? DERNEK SANA NE YAPACAKSA? Ben şimdi ofisimden iş saatinde kalkıp, BEYOĞLU’NA DERNEKLER MASASINA GİDECEĞİM. ORADAN DA FIRSAT BULURSAM OSMANLI ARŞİVİNE. Ya hangimiz durup dururken bu kadar zahmete katlanır? Halbuki bu derneğin yönetim kurulu her ay böyle bir programı mutlaka yapıyor.
    Bunların hiç birini görmemekte bu kadar ısrarcı olmayalım. 


         Sözü fazla uzattım yine biliyorum. Bizim bile sahip çıkmayacağımız bir DERNEK GECESİ yapılmalı mı sizce? Dernek pikniğimizi mayıs sonunda yapmayı planlıyoruz zaten. Yayla telaşımız hepimizin malumu artık. Siz koltuklarınızda bu yazıyı okumakla meşgulken, bilin ki birileri DERNEĞİ İÇİN ÇABALIYOR OLACAK. 


         Ekmeğin hikayesini daha önce paylaşmıştım sizinle. http://www.tornuk.com/modul-yazar-bir_kizi_bin_kisi_ister,_-detay-302-1.html.
    Bir sınır meselesini çözebilirsek eğer ne kadar zahmete katlanılıyor hatırlatmak istedim sadece. Yada bir yayla şenliğinin hazırlığı için daha bu günden işe koyulduğumuzu bilmenizi istedim. 

         ŞİMDİ SORMAK İSTİYORUM HERKESE, BU DERNEĞE SAHİP ÇIKMA ZAMANI MI, YOKSA ESKİ TAS, ESKİ HAMAM DEVAM ETME ZAMANI MI? 

         Not:Bu yazıyı kaleme almama vesile olan ve bu konudaki ızdıraplarına bizzat şahit olduğum başta dernek başkanımız Necmettin ÇAKAR ağabey olmak üzere, başkan yardımcıları Şaban UZUN ve Mustafa BOZ, yönetim kurulundan Muhittin KAYA, Ünal TEMEL ağabeylerime derneğimiz için gösterdikleri gayretlerden dolayı teşekkür eder, İlk günkü aşk ve şevkle yola yürümelerini cenab-ı haktan temenni ederim… 

         ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİNİZ… 


         Dursun ÇAK
    Arkadaşına Öner - Sayfayı Yazdır
    Mail Adresiniz :      Arkadaşının Mail Adresi :
    Arkadaşına Not :
                        Sayfayı Yazdır
         Yorum Bölümü
    Yorum yapabilmek için Üye Olmanız Gerekmektedir.
    Yazarlar
    Mehmet UZUN
    Mehmet ÜNLÜ
    Nihat ŞAHİN
    Ab-ı Kevser
    Nihat İLERİ
    Dursun ÇAK
    Emrah ÇAK
    Muhittin KAYA
    Erdinç ÇAK
    Sami ÇAK
    Seçme Yazılar
    Gönderdikleriniz
     
     
    Şairler ve Şiirler
    Erdal KARA
    Numan ÇAK
    Mahmut KARA
    Sizden Gelenler
    Seçmeler
    İsa ÇAKAR
     
     
    Reklam
    Yaşanmış Hikayeler

    Powerd ßy ARSBil.COM Web Tasarım, Hosting, Sesli Chat İnternet ve Danışmanlık Hizmetleri.