...
Dernek, menkul ve gayri menkullerinin (taşınır ve taşınmaz mal varlığı) olduğu, kendisine her ay düzenlice paralar aktarılan, yönetimindekilerinin altında son model arabalar bulunan bir kuruluş değildir. Benim için dernek, herkestir ve her şeydir. Köyde bir mısır başağı, bir fındık patağı, bir elmek pancar, acıktığımda ekmek arası yaptığım çalı çileği, az gozak armut, bir ekti kuzu, yıkık bir fıraktı, boynuzu gırılmış bir inek, çamannı tepede soğuğa inat edip boy gösteren bir evlek, it keserleri, çam ağacında yeni olgunlaşmaya başlayan bir sulu tombuk, bölükçamda behli tırmıtlıklarım, katranla yazılı tomruk kuturları, traşlamadaki bağlaklar, merekgözünde araba yolunun ortasındaki çimen, paçacıdan eksik olmayan duman, sarıtaştan kesilen ve bağlamaya giderken insanı canından bezdiren su, ormandan çıkıpta “oh! cennete geldim” diye ayak bastığım alacainek ve manzarasıyla harika tablolara konu olacak yemişen, her dile alışımda gözümden yaşların elimden olmadan döküldüğü ve yanaklarımı ıslattığı harmancık düzü ve yayla yolları benim derneğimin asli unsurlarından sadece bir kaçıdır. En birinci üyeside karlar erimeden dağa çıkıpta, tekrar karlar yağıncaya kadar dağda kalan, ve bizi temsilen oraları mesken edinen, benim için en muteber tapu kayıtları kadar değerli olan Cedenin Osman abidir.
...
Böyle yazmışım dernek hakkındaki bir yazımda, ilk harmancık şenliği öncesi duygularımı paylaşmıtşım. 2007 de TUZLA TOPLANTILARIYLA başlayan dernek maceramın ardından tam 4 yıl geçti. 2009 yılında da dernek yönetimine girerek köyümüze ve derneğimize aktif olarak hizmet etmeye çalıştım. 2 yıla yıllardır hayalini kurduğumuz 2 Harmancık Şenliği sığdırdık. www.gunyuzum.com ekibiyle birlikte her yıl 20’nin üzerinde üniversite öğrencimizi bursla ödüllendirdik. İstanbul’daki üyelerimiz ve gönüllülerimiz için 2 adet geniş katılımlı Dernek Pikniği düzenledik. İlerde geleneksel hale getirmeyi planladığımız Dernek İftarının ilkini 200 ün üzerinde köylümüzle ve gönüllülerimizle birlikte yaptık. Köye yardımlar göndermeye çalıştık. İstanbul’da dayanışma ve yardımlaşma adına çalışmalar yaptık. İçimizde ukde kalan tek şey belki de İstanbulda bir DERNEK GECESİ düzenlemediğimizdi. Bunun da lüzumunu eskisi kadar hissetmedik. Bu meseleyi sizlerle yaptığımız istişarelerde ele alarak birlikte karar verdik.
Burada her şeyi iki satırla özetleyebilirsiniz; ama harmancığın organizesinin 6 aya kadar yayıldığını bilmenizi isterim. Organize için dernek yönetimi olarak 20.000 tl nin bir anda gözden çıkarıldığını derhatır etmeliyiz. 20 üniversiteli öğrencimize burs deyince durup düşünmenizi isterim. Aylık burs 1.500 TL civarında, yıllık ise 12.000 TL civarında. 2 yıldır veriliyor, buda 25.000 TL eder. Bu senede buna devam ediyoruz toplamda yaklaşık 35.000 TL-40.000 TL eder. Basit rakamlar mı arkadaşlar? 100 ün üzerinde üyemiz var, düzenli aidat ödeyen 20 kişi onunda 10 tanesi dernek yönetimi. Aylık aidat gelirimiz 5*20=100 TL eder. Yıllık 1.200 TL eder. 600 TL si dernek yönetimi zaten. Çok mu büyük rakamlar ödüyorsunuz arkadaşlar? Dernek pikniklerinin her biri 3.000 TLye mal oldu. İkisi 6.000. Emin olun abartılı rakamlar değil. İşte size gelir-gider tablosu. İşte size derneğin olmayan paralarının nerelere harcandığı. Daha nasıl bir şeffaflık bekliyorsunuz? Daha nasıl bir temiz yönetim bekliyorsunuz?
Bütün bunlara rağmen hâlâ sizin gönlünüzü almaya çalışmak, hâlâ sizi genel kurula çağırmaya çalışmak en büyük çabamız. Her zaman söylüyoruz biz sizlerle varız. Biz köyümüzle, köylümüzle, yaylamızla varız. Siz olmazsanız, dernek olmaz.
Evet tutamadığımız sözler oldu, sizleri düzenli ziyaret edecektik, edemedik. Belediye başkanları ve bürokratlarla köyümüz ve gurbetçilerimiz adına ziyaret gerçekleştirip taleplerimiz olacaktı. Yeterince üzerine düşemedik. Ama şundan emin olunuz ki, emanetinize samimi bir şekilde sahip çıktık, tüm toplantılarımızda vakar vardı. En eğlencelimiz bile dernek toplantısında samimi bir muhatap oldu. Israrla sizleri dernek yönetimine davet ettik, hâlende ediyoruz.
Bu böyle gitmez arkadaşlar ve de bu böyle gitmiyor. Derneğe sahip çıkmamız için illa ondan bir menfaatimiz olması gerekmez. Hem bu dernek kimin Allah aşkına? Eğer bizi sahibi olarak görüyorsanız Pazar günü gelin güzel bir yönetim oluşturun bizde sizi destekleyelim. Bu derneğin sahiplerini değiştirelim. Ya da çıkarılması gereken varsa çıkaralım, ısrarla çalışmak isteyenleri kadroya dahil edelim. Biz derneği kime emanet etsek, dernek onun eline yapışıyor.
Yazıma son vermeden önce dernekle ilgili her türlü fikirlerime sahip çıkan ve askıda bırakmayarak destek olan; başta dernek başkanımız Necmettin ÇAKAR abi olmak üzere, değerli büyüklerim ve arkadaşlarım; Şaban UZUN, Mustafa BOZ, Muhittin KAYA, Ünal TEMEL, Bayram ÇAK, İsmail YAYLA, Mehmet UZUN, Saffet UZUN, Osman TUNCER, Muhammed TEN ve Yavuz TEMEL'e teşekkürü bir borç bilirim.
Bu duygu ve düşünceleri sizlerle paylaşırken, tüm üyelerimizi ve gönüllülerimizi 20 KASIM 2011 Pazar Günü Saat:13:00 daki GÜNYÜZÜ VE ÜÇTAŞ KÖYLERİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN GENEL KURULUNA BEKLİYORUZ.
Dursun ÇAK
Yönetim Kurulu adına |