Gittin gideli hiç içki içmedim senin sarhoşunum, kumarda oynamadım seni kaybettiğimden beri, bir hayalin bir sigara gittin gideli. Güneş güne gün geceye küstü, her gece iki yıldız düştü, bulut yağmuru, yağmur toprağı tanımaz oldu. Çiçekler soldu, bahçe kurudu, yaprağa damla düşmedi gittin gideli.
İSKİ suları, AKTAŞ elektriği, PTT telefonu kapatacak, ev kirası ödenecek, bakkal ekmek vermez, kasap kıyma, manavı sorma hesabı kestiler, taksitler birikti, borç gırtlağa dayandı gittin gideli.
Halıya çay döktüm, bulaşıklar bir dünya, çamaşır yıkanacak, tüp bitti dolacak, oda boyanacak, cam kırıldı takılacak, önümüz kış soba kurulacak, yatak yorgan dağınık toplanacak, şunu bil ki ben evden ev ben perişan gittin gideli.
Islak pantolon ütüsüz gömlek, çorabın biri siyah biri mavi, ne tıraş oldum ne de saçımı taradım. Darmadağan hayatın içinde, o hayat benim içimde, sıkıştım kaldım gittin gideli.
Gelenim olmadı soranım da, kapı zilimde çalmadı, perdeyi açtım pencereyi unuttum odamda havalanmadı. Rutubet içinde her sabah balkona çıkıyorum, uzaklara bakıyor hayallere dalıyorum, arada bir umutlanıp seni bekliyorum, gelir diye yolunu gözlüyorum. Yeni bir özlem yine bir hasret gittin gideli.
Saksıları sulamadım soldu, çiçek koklamadım senden sonra, saçıma aklar düşeli iki defa kar yağdı, bir defa bahar geldi onu da ben görmedim. Kiraz aç tutmadı, erik olsun diye bekledim, olmadı ben de kestim. Bahçede bir gül kaldı birde gülüşün, gülmedim gittin gideli.
Muhabbet öldü, kanaryayı saldım kafesi attım. Minnoş evden kaçtı, evi fareler bastı, tavanı örümcek ağı sardı güvercinler çatıya yuva yaptı, düzeni bozuldu hayatımın gittin gideli.
Buzdolabının kapağı kırıldı, televizyon bozuk teyip tamirde, fırın çalışmıyor, bir çay demliyorum onu içiyorum, bir bardak çaya iki sigara yakıyorum. Dünden kalan ekmek bayat peynir çürük zeytin, sofram tabağa, kaşık çatala hasret gittin gideli.
Gittin gideli ilk kez bu gün dolaştım sahilde, başıboş yollarda yürüdüm. Denizi seyrettim, dalgaları dinledim hiç zevk almadım. Küfür ettim isyan ettim yinede tatmin olmadım. Bir ihtiyar vapura bindim bir sürü martılarla indim, sensiz sessiz sokarlardan yürüdüm, her köşe başında yalnızlık her yalnızlığın arkasında çaresizlik, güneşi batmış akşamın efkârı sardı içimi, karamsarlık içinde karanlıktan geçtim eve geldim, eve ilk girip çıkan yeni ben oldum. Bomboş salon, gariban odam, yas tutan mutfak, yüzüme gülmüyor evim gittin gideli.
Sana gelmek sana kavuşmak istiyorum. Anlayacağın ölmeyi bile beceremedim gittin gideli.
Erdal KARA
|