İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmail AKYILDIZ ile AREL Üniversitesi nden Cenk YÖRÜKOĞLU tarafından Beykoz Gümüşhaneliler Derneğinde Günyüzü Köyü Muhtarı Rıfat KAVAL, Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Necmettin ÇAKAR ve çok sayıda köylümüzün katıldığı toplantı ile Hidroelektrik Santrallerinin doğaya ve yaşama verdiği zararlar bu zararların nasıl minimuma indirileceği ve bundan sonra yapılacaklar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Yapılacaklar hakkında yol haritası çizildi.
HES'lere karşı doğayı koruma mücadelesi veren sivil toplum örgütleri tarafından HES'lerin zararları şu başlıklarda sıralanıyor.
Suyun kullanım hakkı 49 yıllığına HES yapan şirkette olacak. Köylünün yüzyıllardır özgürce kullandığı suyun denetimi artık özle şirketlete ait olacak.
Şu anda bile para ile satın aldığımız içme suyu, fahiş fiyatlarla satılan "lüks tüketim"malzemesi olmaya başlayacak.
HESle iş sağlamak yerine işsizliğe neden olacak!
HESle üretime geçtiğinde çalışan syısı 5 kişiyi geçmeyecek. HES santrallerinde köylüler değil mühendisler çlışacak.Hayatını tarımla kazanan köylü, suyu, toprağı elinden
alındığında büyükşehirlerdeki işsizler ordusuna katılacak.
HES köylünün topraklarına el koyulmasıdır!
HES inşaatı nedeniyle köylünün atalarından kalan toprakları savaş zamanında uygulanan "acele kamulaştırma" ile zorla istimlak edilecek.
Suyu kalmadığı için tarım yapamayan köylü göç etmek zorunda kalacak.
Topraklarını yok pahasına şirketlere satacak.
HES tarımı yok etmektir!
HES nedeniyle vadilerdeki suamaya muhtaç tarım arazilerimiz susuz kalacak.
Hayatları derelere bağlı köylümüze zar zor yeten suyumuzun yüzde 90'ı elektrik üretmek için alınıp özel şirketlere satılacak.
Derelerin beslediği hayvanlara,bitkilere ve o vadilerde yaşayan insanlara suyun yüzde 10'u bırakılacak.
Sadece köylüler değil, köylerde üretilen yiyeceklerin veriminin azalması veya tamamen yok olmasıyla, şehirlerdeki meyve-sebzelerin fiyatı fahiş oranlarda artacak.
HES köylünün göçe zorlanmsıdır!
Tarım ve hayvancılıkla geçinen 20 milyon insanın yşadığı ülkemizde sular elimizden alındığında milyonlarca köylü büyükşehirlere gçö etmek zorunda kalacak.
Vadiler insafsızlaştırılarak ranta açılacak.
Hayatları bounca tarımla geçinmiş, kendi geçimleri ile birlikte şehirleri de doyuran köylüler, kendilerine yetme becerilerini yitirecekler; sürekli tüketen, borçlanan ama bir türlü
ödemeleri bitmeyen çoğunluğun arasına katılacaklar.
HES şirketlerin Anadoluyu işgalidir!
HESleri yapan şirketlerin büyük kısmı yabancı ortaklıdır ve HES için kullanılan krediler yabancı sermaye kuruluşlarından alınmakta.
Yani HESlerin yapılmasıyla suyumuz, toprağımız şirketleirn eline geçecek.
Derelerimizi satın alan şirketler, ürettiği elektriği devlete 13 kuruşa satarken kendisi 1 kuruşa kullanacak.
3 yılda masrafını çıkartan HESler 46 yıl patronların cebini dolduracak.
HES ağaçların kesilmesi, ormanların yok edilmesidir!
HES inşaatlarında milyonlarca ağaç kesilecek.Kesilen ağaçlar nedeniyle vadiler çölleşecek, heyelanlar yaşanacak.
HESin elektrik iletim hattı için milyonlarca dönüm arazide ormanlar traşlanacak.
HES kuşların, balıkların, arıların yok edilmesidir!
Suyun bitmesiyle birlikte tüm vadideki canlılar evsiz kalacak ve ölecek.
İnşaatların tozu, gürültüsü nedeniyle çiçekler ve arılar ölecek, arıcılık yok olacak.
HES inşaatlarında kullanılan patlayıcı ve kimyasallar nedeniyle toplu balık ölümleri yaşanacak.
HESle ülkenin enerji açığını kapatmayacak.
2000 civarındaki nehir tipi HES projesinin tamamı bitse bile 2020de 500 bin Gwatt elektrik tüketmesi beklenen Türkiyenin ihtiyacının %10unu bile karşılanmayacak.
Her yıl sadece kayıp kaçaklardan kaynaklanan elektrik kaybı HESlerin üreteceği elektrikten daha fazla.Bu nedenle HES yapmak yerine kayıp ve kaçaklar önlendiğinde bütün
derelerimiz kurtulmuş olacak.
Yasal haklarımızı kullanmalıyız
Köylüler vadilerini,suarını, köylerini korumak için hukuk yoluna başvurmalıdır.HES inşaatlarına karşı açılan davaların üzde 90ından fazlası köylülerin zaferiyle sonuçlanmaktadır
Damarlarımzıdaki kan nasıl boşa akmıyorsa su da boşa akmaz.
Su olmasa hayatta olmaz.
...
|