Mayıs ayı dedi mi köyde bir telaş başlardı. Akşamdan hazırlıklar yapılır erkenden yatılırdı. Sabah saat 04.00 da yola çıkmak üzere kalkılırdı. Amaç güneş yükselmeden Konağı yukarı geçmek.
Öküz, inek, koyun, keçi ahırda hangi hayvan varsa öne katılırdı. Yeni doğmuş biçikler (buzağı) ve kuzular da cabası... Sırtında beşikli, yayıklı, sepetli kadınlar, sepette mutfak malzemeleri üzerinde bir kat yorgan...
Oha inek, bre biçi, gel oo hoho geh sesleri arasında keze kadar çıkılırdı...
Tabiri caizse yeni yetmeler bilmez pek, ama eskilerin dinlenme yeridir kez, yaylaya giderken konaktan sonraki gelirken yıldırımdan sonraki ikinci tesis, yolda dayanan danaların ve terden sırılsıklam ıslanan insanların soluk alma yeri kez,
Ancak derin sessizliğe bürünüp o eski günleri özlercesine yeni açmış kara ağu çiçekleri (gomar) ile dumanları ağırlamış bu kez...
...
|