DERNEĞİMİZ BİZLERİ SORUMLULUK ALMAYA DAVET EDİYOR...
Düşünce platformunun en önemli özelliği; ortak paydada birleşebilmek için, dinleyerek, anlayarak, sövmeden, aşağılamadan, küçümsemeden, alay etmeden konuşabilmektir. Düşünce platformunun omurgasını oluşturan ortak payda ise; iştir, aştır, köprüdür, yoldur… Perde arkasından konuşmak yerine, gözlerimize bakarak yüz yüze konuşabilirsek, birbirimizi ''bizi'' anlamak, uzlaşabilmek yolunda önemli bir adım atılmış olur. Konuştuğumuz yüzlerce cümle arasından belki de biri kaderimizi değiştirecek o fikir olabilir, kim bilir… Neticede, uygulama imkanı bulamayan fikirler uçup gidecektir.
…
(Nihat ŞAHİN Bey’in Temmuz 2009’daki DÜŞÜNCE PLATFORMU başlıklı yazısı.
Bkz. http://www.tornuk.com/modul-yazar-dusunce_platformu-detay-229-1.html)
…
İlk yazımda demiştim ki; burada ''kendimiz çalıp kendimiz mi oynayacağız''. Geçen süre içerisinde tornuk.com okuyucuları beni yanılttılar. Doğrusunu isterseniz bu yanılmadan oldukçada memnun oldum. Çünkü;yaşadığımız bölge için, köyümüz için herkesin karınca kararınca bir şeyler yapmak istediğini görmekten çok büyük mutluluk duydum.Aynı yazımda '' serpilmeyen tohum yeşermez'' demiştim. Sanırım şimdi sıra tohumları serpmeye geldi. Aynı tarlaya eker gibi… Bazılarını kuşlar yiyecek, bazıları çürüyecek, bazıları da büyüyüp bize ekmek olacak, yemek olacak… Yani hiç biri boşa gitmeyecek, daldaki kuşta, topraktaki böcek de, meyveyi yiyen bizlerde memnun olacak.
Şu an düz bir yüzeyde gelişi güzel akmaya başlayan fikirleri toplayacak ve bu dağınıklığı ortadan kaldıracak bir kanala nihayetinde bir havuza ihtiyaç vardır. Bu oluşumun merkezi kaçınılmaz olarak köyümüz olacak olmasına da, eksik olan; oluşuma büyüklerimizin ve bizzat köyde yaşayanların katılımlarıdır. Bence buradaki sorun; herkesin internet ortamına erişememesi dolayısıyla olan bitenden haberdar olmamasıdır. Bu tür oluşumlarda gençlere önderlik yapabilecek emekli ağabeylerimizin artık devreye girme zamanı gelmiş hatta geçmektedir.
Bir çay içmek, birlikte bir yemek yemeyi bahane ederek bir araya gelmek çoğu zaman yeterlidir yaşadığı topluma hizmet için… Birkaç kişiyle başlar her şey… Arkasından piknik de gelir, yol da… Sanırım sorun şu; tıpkı helva meselesinde olduğu gibi, un var şeker var ama helva yapmayı bir türlü beceremiyoruz.
Daha düne kadar en önemli sorunlarımızdan biri Akköy yolu iken, onu unutturacak bir gelişme yaşandı ve bu gün için en önemli sorunumuz fındık oldu. Bu gün fındık yarın başka bir şey… (Sadet harici giriyorum fındık sorunu da halloldu. Şimdi daha başka meselelerimiz var.) Yaşadığımız sürece sorunlar ve fırsatlar arka arkaya önümüze gelmeye devam edecek. Bütün bunlara seyirci kalarak, ya kendi kendimize hayıflanmaya devam edeceğiz, yada yaşadığı topluma duyarlı insanlar olarak tribünlerde seyirci olmaktan vazgeçip bizzat sahada oynamaya soyunacağız.
…
Her şeyden önce birlikte düşünmenin başarılması gerekir. Birlikte düşünmenin en önemli faydası düşündüklerin ile söylediklerin arasındaki farkın fark edilmesidir. Mevlana'nın dediği gibi ;'' Söz söylemek için önce duymak, dinlemek gerek. Sen de söze dinlemek yolundan gir'' sözünde olduğu gibi dinlemek, konuşmak için önemli bir fırsattır. ''Nasıl olsa birileri bu işleri yapar'' mantığı toplumumuza çok zaman kaybettirdi. Kaybettiğimiz zamanı telafi etmek için, bizlerden daha ilerde gördüklerimize yetişmek için herkesten daha çok çalışmamız gerekmektedir.
…
(Yine Nihat ŞAHİN Bey’in Ağustos 2009’daki DÜŞÜNDÜKÇE başlıklı yazısı.
Bkz. http://www.tornuk.com/modul-yazar-dusundukce...-detay-243-1.html)
Yukarıda ayrıntısını www.tornuk.com ‘un yazarlar kısmında okuyabileceğiniz iki yazıdan alıntılar yaptım. Sağolsun Nihat abimiz köyümüzden kilometrelerce uzakta olmasına rağmen, köyümüz için düşünüyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor, fikirlerini bizimle paylaşıyor. Geç kalmadan yola koyulmamız yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Bunu her ne kadar paylaşamasakta hepimiz içimizden geçiriyoruz. Bir düşünce havuzundan bahsetti Nihat Abi. Şimdi biz sitelerimizde bu güne kadar gündeme gelen düşünce havuzumuzda biriken konularla, bu hafta içerisinde sizden gelecek görüş, öneri ve projeleri dosyalaştırmayı kararlaştırdık. Böylece köyümüzün, yaylamızın, köylülerimizin ve gurbetçilerimizin ihtiyaçlarını belirlemek, listelemek, öncelikler oluşturmak, ilgili birimlere sunmak üzere yola çıktık.
Öncelikle her üniversitelimizden mutlak surette bir görüş, öneri ve proje bekliyoruz. Üniversite mezunu arkadaşlarımızdan da mutlak surette bunu bekliyoruz. Köyüm için benimde aklımdan şu geçiyor ama bunu yapmaya gücüm yok diyen, öncelikle sitelerimizin tüm takipçileri olarak sizler, tüm memurlarımız, işçimiz, çiftçimiz, erkek-kadın, liseli-ortaokullu kısacası herkesten bekliyoruz. Bu bir su meselesi olur, kanal olur, çöp olur, yol olur, okul olur, sağlık ocağı olur, alt yapı olur, tarım olur, ticaret olur… Köy hakkında olur, yayla hakkında olur, dernekler hakkında olur, yatırımlar konusunda olur, web sitelerimiz hakkında olur. Piknik, gezi vb konularda olur. Her türlü ama her türlü konuyu paylaşalım.
Meseleyi şöyle düşünelim… Köyümüz yada köylümüz için harcanmak üzere bizi bir birikim verilmiş olsun. Ve bizden bu birikimi nasıl değerlendirebileceğimiz istensin. Belki böyle bir birikim oluşturulacaktır ve bunun köyümüz için harcanması istenecektir.
Bu yazıyı çevremizdeki insanlara iletmeye çalışalım. Onlarında görüşlerini alıp paylaşalım. Şahsi isteklerden ziyade köyümüz için, yada köylülerimiz için düşünelim. Diyelim ki; uzun uzadıya düşündük, bir şeyler ürettik. Bunu kimlerle nasıl paylaşacağız. Biz bunun için gunyuzuder@hotmail.com adıyla bir elektronik posta hesabı açtık. Bu hesabın şifresi sadece bir kişide bulunacaktır. Böylece görüş ve önerileriniz asla su-i istimale uğramayacak, alay konusu olmayacaktır. Eğer uğraması durumunda sorumluluk kabul ediyoruz. Ayrıca gizli tutulmasını istemediğiniz görüş, öneri ve projeleriniz için her iki sitemizin ziyaretçi defterlerini ve derneğimiz ziyaretçi defterini kullanabilirsiniz. Projelerinizi isim-soy isim, adres ve cep telefonu yada e-posta adresiyle birlikte paylaşırsanız, hem bunun için size geri dönme fırsatımız olur. Hem de eğer gerçekleştirirsek proje müellifi sıkıntısı çekmemiş oluruz. Kim bilir belki çok kaliteli projeler üretiriz ve bu arkadaş yada arkadaşlarımızı ödüllendirme fırsatımız olur. Hep içimizden geçiririz ya. AH ŞU KÖYE MUHTAR OLSAM DİYE. Gelin bu köye hayalende olsa hepimiz muhtar olalım. Neler yapacaklarımızı paylaşalım, hem mesuliyet altına girmek neymiş, biraz tadalım…
Konunun önemine binaen bir kez daha hatırlatıyorum, lütfen OLUMLU-OLUMSUZ, KÜÇÜK- BÜYÜK, AZ-ÇOK demiyelim, her türlü fikirlerimizi paylaşalım. Paylaşalım ki, sonradan birbirimize laf beğendirmeyelim. Şöyle yapıcı, böyle yıkıcı yaftaları yemeyelim. Yazıya Nihat abi’nin bir sözüyle son verirken özellikle bu hafta içinde görüş, öneri ve projelerimizi üstte adı geçen yerlere iletelim…
Ve unutmayalım: HİÇ BİRİMİZ HEPİMİZ KADAR AKILLI DEĞİLDİR…
Dursun ÇAK
...
|