Cevap çok açık ve net; SAĞLIK OCAĞI
İki anı bir Sağlık Ocağı eder mi?
Birinci olayda ki kahramanlarımızdan dede ve ninenin kuşağı yıllardır çekmiş çekeceğini; dişini kelpedenle çektirmiş, eli kesilmiş bir haftada iyileşecek yarası haftalarca iyileşmemiş, kolu eğri kalmış, doktorların verdiği iğneleri yaptıracak insan bulamamış… tesadüfen… mısırın sırganın kuvvetiyle yaşamış.
Dedelerimiz, ninelerimiz ömürlerinin sonbaharında, bir serum için çile çekmeye devam ediyor. Geçmişi geri getiremeyeceğimize göre, onlara geçmiş olsun demekten başka çaremiz yok.
Birinci olayda ki çocuklara gelince; bu çocukların, dedeleri nineleri, onca yolu otura kalka yürüyerek ulaştıkları bir serum için '' ''Allah devletimize zeval vermesin'' diyen insanların torunları… Bu çocuklar, yoldan geçen polis amcasına selam duran çocuklar. Bu çocuklar, askere uğurlanırken köy minibüsün de bulacakları bir koltuk konvoylara bedel, bu çocuklar ''taşı tezgah yapan'', avucunda böğürtlen, kuş burnu, yüreğinde ülke sevgisi olan çocuklar. Ve bu çocuklar bizim çocuklarımız…
Bizlerin dedeleri nineleri, bir ağrı kesici yokluğundan kıvrandı haftalarca, bir şişe serumun yokluğunu yaşadı yıllarca ve bir iğneye ulaşamamanın çilesiyle tükendi hayatları…
İkinci olayı bize sağlık ocağını uygun görmeyenler için yorumsuz geçiyorum. Sadece şunu belirtmek isterim; köyümüze yapılacak sağlık ocağı en az iki bin beş yüz kişiye hizmet verecektir.
***
Vatan millet sevgisini geçmişinden miras alan bu neslin, devralamadıkları bir şey var:
Sağlık…
Yeni dünya düzeni gereği olarak, tüketmek zorundayız. Tüketmeye o kadar odaklanmışız ki; dağıtım -maalesef üretim diyemiyoruz- firmaları, köy bakkallarına tavuk, dondurma, kola yetiştiremiyor. Tüketmenin bir parçası da hasta olmak olduğuna göre; bakkal var, petrol var, yol var, neden sağlık ocağı yok diye sormak gerekmez mi?
Her şeyi alıyor sağlığımızı veriyoruz, ne yazık ki bu gidişata dur diyemiyoruz. Düzen tüketmek üzerine kurulmuş. Onu tüket, bunu tüket hasta ol, ilaç al, ameliyat ol,tekrar hasta ol, tekrar ilaç al…
Bir eksik var : Sağlık Ocağı.
Bir nesil çileli hayatını tamamlamak üzere… Bir nesil çileli hayatı yaşıyor…Bir nesil çileli hayatı yaşamaya aday… Ve bu gün birileri bizi duysun diyoruz. Üzerimizdeki yokluk enkazını kaldırın, bizi yaşatın diyoruz. Sağlık Ocağı istiyoruz. Ve hep bir ağızdan haykırıyoruz. KİMSE YOK MU?
Sağlık Ocağı istiyoruz. Çünkü;
1-Köyümüzde bu anılardan yüzlercesi yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir.
2-Ülkemizde son yıllarda sağlık alanında yapılan iyileştirmelerden ve gelişmelerden yararlanmak istiyoruz.
3-İlk yardım yapılamadığı için, hastaneye yetiştiremeden yollarda kaybettiğimiz insanlarımız olmasın.
4-Köyümüzün merkezi bir köy olmasından dolayı, yapılacak sağlık ocağından çevre köyler de yararlanabilecektir.
5-Büyük İnşaatların yanı sıra araç trafiğinin hızla artması ve köy üzerindeki elektrik telleri sağlık riskini artırmaktadır.
6-Yapımı devam eden elektrik santralleri ve sonrasında işletme safhasına bağlı olarak bölgede iş sahaları artmaktadır.
Günyüzü ve Üçtaş Köylerinin, merkezi köyler olması, nüfus yoğunluğu, yatılı-gündüzlü okulları, mevcut elektrik santralleri ve inşaatları devam eden yeni santraller ile acil olarak bir sağlık ocağına ihtiyacı vardır. Doğankent ve Kürtün ilçeleri arasında yer alan Günyüzü köyüne yapılacak olan sağlık ocağı aynı zamanda Harşit Vadisi için de önemli bir hizmet olacaktır. Mevcut seçilmiş yöneticilerimize yardımcı olarak, birlik içinde bir sinerji yaratarak makus talihimizin değişeceğini sağlık ocağına kavuşacağımızı düşünüyorum.
İki anı bir sağlık ocağı eder mi? Evet eder diyorum. Çünkü; HAK EDİYORUZ.
Hakkımız olan Sağlık Ocağına en yakın zamanda kavuşmamız dileğiyle…
Sağlıcakla kalın.
Nihat ŞAHİN
Ara'09