Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Haritada Törnüklüler Radyo Dinle Soy Kütüğü Ziyaretci Defteri İletişim
Menü
Ziyaretci Defteri
Yaz Oku
Üyelik
 :    
 : 
İçerik
    İcerik
  • İlçemiz
  • İlimiz
  • Yararlı Linkler

  •     İşlemler
  • Haberler
  • Konuşan Fotolar
  • Söyleşiler
  • İlimizden
  • Sağlık
  • Aktüel
  • Duyurular
  • Ülkemizden
  • Yönetim

    MailYönetim
    WebMail Sistemi Yönetim Paneli
    Sayaç
    Aktif Ziyaretçi : 3
    Dün : 192
    Bugün Tekil : 101
    Bugün Çoğul : 444
    Toplam : 224416
       Bölüm : Haberler - Sağlık Ocağı Hakkımız         
    ...
     

    Konu sağlık olunca konuşulacak çok şey var. Ben de son bir yıl içinde yaşadığım iki anımı değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum.
           I.Anı
           Kavurucu bir ağustos günü Gümüşhane’den köye gelirken,Torul ilçemizin çıkışında yolun kenarına çömelmiş iki kişi, el kaldırdı.Tam önlerinde durdum. Uzun süredir araba beklediklerini söyleyen yaşlı çifti arabaya aldım. Nerede ineceğinizi biliyor musunuz, dedim. İkisi de aynı anda ''he he… '' dediler. Yetmiş yaşı çoktan devirmiş karı koca ile sohbet ederek yolumuza devam ediyorduk. Sağlık ocağına serum için geldiklerini, haftada bir gün sağlık ocağına gelmenin zorluklarını anlatırken ''Allah devletimize zeval vermesin'' diyerek aldıkları bir serum için dua ediyorlardı. İlerde yolun kenarında sekiz on yaşlarında iki çocuk belirdi. Teyze, ''bizimkiler…bizimkiler'' dediği çocukları görünce ''bizi burada indir'' dedi. Yavaşladım… Çocuklar onlara yaklaştıkça arabada dede ve ninesinin olduğundan habersiz sevinçle bakıyorlardı. Tam önlerinde durdum. İki taşı yan yana getirerek yaptıkları tezgahlarında bir avuç böğürtlen ve bir avuç kuşburnu vardı. Bize bir şey satacağı için sevinen çocuklar, biranda dedesi ile ninesini de görünce neden orada olduklarını unuttular ve koşarak nine ve dedelerine sarıldılar… Bu küçük ama yürekli insanların tezgahına baktım. Ne kadar böğürtlen? dedim. Hepsi 2.-TL. Peki…
           Yorgun vücudunu ayakta tutabilmek için ellerini beline koyan teyze, zikzaklar çizerek dağa yukarı çıkan patika yola aşağıdan yukarı baktı. Yıllarca defalarca inip çıktığı bu yolu yürüyecek dermanı yoktu. Çaresiz yola koyuldular. Önde dede arkada nine gerilerinde torunlar bize el sallayarak ağır ağır yükselmeye başladılar.
         II.Anı
           Geçen hafta, memleketimi bilen bir ağabeyim beni aradı. Doktor yeğeninin tayininin bizim bölgemizde bir köye çıktığını yardımcı olup olamayacağımı sordu. Sonuçta, doktor göreve başladı.Köy, yazları 700 kışları 300 nüfusu olan, orta sınıf bir hastaneye 25 dakika mesafeli bir köymüş.
           İki farklı anımı sizlerle neden paylaştım, nedir ortak nokta?
           Cevap çok açık ve net; SAĞLIK OCAĞI

           İki anı bir Sağlık Ocağı eder mi?
           Birinci olayda ki kahramanlarımızdan dede ve ninenin kuşağı yıllardır çekmiş çekeceğini; dişini kelpedenle çektirmiş, eli kesilmiş bir haftada iyileşecek yarası haftalarca iyileşmemiş, kolu eğri kalmış, doktorların verdiği iğneleri yaptıracak insan bulamamış… tesadüfen… mısırın sırganın kuvvetiyle yaşamış.
           Dedelerimiz, ninelerimiz ömürlerinin sonbaharında, bir serum için çile çekmeye devam ediyor. Geçmişi geri getiremeyeceğimize göre, onlara geçmiş olsun demekten başka çaremiz yok.  
           Birinci olayda ki çocuklara gelince; bu çocukların, dedeleri nineleri, onca yolu otura kalka yürüyerek ulaştıkları bir serum için '' ''Allah devletimize zeval vermesin'' diyen insanların torunları… Bu çocuklar, yoldan geçen polis amcasına selam duran çocuklar. Bu çocuklar, askere uğurlanırken köy minibüsün de bulacakları bir koltuk konvoylara bedel, bu çocuklar ''taşı tezgah yapan'', avucunda böğürtlen, kuş burnu, yüreğinde ülke sevgisi olan çocuklar. Ve bu çocuklar bizim çocuklarımız…
           Bizlerin dedeleri nineleri, bir ağrı kesici yokluğundan kıvrandı haftalarca, bir şişe serumun yokluğunu yaşadı yıllarca ve bir iğneye ulaşamamanın çilesiyle tükendi hayatları…            
           İkinci olayı bize sağlık ocağını uygun görmeyenler için yorumsuz geçiyorum. Sadece şunu belirtmek isterim; köyümüze yapılacak sağlık ocağı en az iki bin beş yüz kişiye hizmet verecektir.
    ***
           Vatan millet sevgisini geçmişinden miras alan bu neslin, devralamadıkları bir şey var:
           Sağlık…
           Yeni dünya düzeni gereği olarak, tüketmek zorundayız. Tüketmeye o kadar odaklanmışız ki; dağıtım -maalesef üretim diyemiyoruz- firmaları, köy bakkallarına tavuk, dondurma, kola yetiştiremiyor. Tüketmenin bir parçası da hasta olmak olduğuna göre; bakkal var, petrol var, yol var, neden sağlık ocağı yok diye sormak gerekmez mi?  
           Her şeyi alıyor sağlığımızı veriyoruz, ne yazık ki bu gidişata dur diyemiyoruz. Düzen tüketmek üzerine kurulmuş. Onu tüket, bunu tüket hasta ol, ilaç al, ameliyat ol,tekrar hasta ol, tekrar ilaç al…
           Bir eksik var : Sağlık Ocağı.
           Bir nesil çileli hayatını tamamlamak üzere… Bir nesil çileli hayatı yaşıyor…Bir nesil çileli hayatı yaşamaya aday… Ve bu gün birileri bizi duysun diyoruz. Üzerimizdeki yokluk enkazını kaldırın, bizi yaşatın diyoruz. Sağlık Ocağı istiyoruz. Ve hep bir ağızdan haykırıyoruz. KİMSE YOK MU?
                         
           Sağlık Ocağı istiyoruz. Çünkü;
           
           1-Köyümüzde bu anılardan yüzlercesi yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir.                                        
           2-Ülkemizde son yıllarda sağlık alanında yapılan iyileştirmelerden ve gelişmelerden yararlanmak istiyoruz.
           3-İlk yardım yapılamadığı için, hastaneye yetiştiremeden yollarda kaybettiğimiz insanlarımız olmasın.
           4-Köyümüzün merkezi bir köy olmasından dolayı, yapılacak sağlık ocağından çevre köyler de yararlanabilecektir.
           5-Büyük İnşaatların yanı sıra araç trafiğinin hızla artması ve köy üzerindeki elektrik telleri sağlık riskini artırmaktadır.
           6-Yapımı devam eden elektrik santralleri ve sonrasında işletme safhasına bağlı olarak bölgede iş sahaları artmaktadır.
           Günyüzü ve Üçtaş Köylerinin, merkezi köyler olması, nüfus yoğunluğu, yatılı-gündüzlü okulları, mevcut elektrik santralleri ve inşaatları devam eden yeni santraller ile acil olarak bir sağlık ocağına ihtiyacı  vardır. Doğankent ve Kürtün ilçeleri arasında yer alan Günyüzü köyüne yapılacak olan sağlık ocağı aynı zamanda Harşit Vadisi için de önemli bir hizmet olacaktır.       Mevcut seçilmiş yöneticilerimize yardımcı olarak, birlik içinde bir sinerji yaratarak makus talihimizin değişeceğini sağlık ocağına kavuşacağımızı düşünüyorum.
           İki anı bir sağlık ocağı eder mi? Evet eder diyorum. Çünkü; HAK EDİYORUZ.
           Hakkımız olan Sağlık Ocağına en yakın zamanda kavuşmamız dileğiyle…
     
           Sağlıcakla kalın.
     
     
           Nihat ŞAHİN
                   Ara'09

     
    Arkadaşına Öner - Sayfayı Yazdır
    Mail Adresiniz :      Arkadaşının Mail Adresi :
    Arkadaşına Not :
                        Sayfayı Yazdır
         Yorum Bölümü
    Yorum yapabilmek için Üye Olmanız Gerekmektedir.
         Yorum Bölümü
    necmettincakar
    Yorum Sayı : 0
    Yrm:Sağlık Ocağı Hakkımız         

    NİHAT BEY ÇOK GÜZEL YAZMIŞSINIZ ELİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK.BU SÖYLEDİKLERİN BİZİM BÜYÜKLERİMİZİN ÖZGEÇMİŞLERİYLE AYNI.
    AMA NE YAZIK Kİ YENİ SAĞLIK SİSTEMİNE GÖRE SAĞLIK OCAKLARINI HEPTEN KAPATACAKLAR GİBİ.DEVLET ARTIK SAĞLIĞIDA TİCARETE DÖKÜYOR.YANİ DEVLET HASTANESİ YERİNE ÖZEL HASTANELERE ÖNCELİK VERİLİYOR.BU DA PARAN VARSA DOKTORA GİDERSİN.YOKSA.....
    SEVGİ VE SAYGILARIMLA 
    NECMETTİN ÇAKAR

    Ekleme Tarihi : 21/12/2009 Saat : 19:21
    Yazarlar
    Mehmet UZUN
    Mehmet ÜNLÜ
    Nihat ŞAHİN
    Ab-ı Kevser
    Nihat İLERİ
    Dursun ÇAK
    Emrah ÇAK
    Muhittin KAYA
    Erdinç ÇAK
    Sami ÇAK
    Seçme Yazılar
    Gönderdikleriniz
     
     
    Şairler ve Şiirler
    Numan ÇAK
    Erdal KARA
    Sizden Gelenler
    Seçmeler
    Mahmut KARA
    İsa ÇAKAR
     
     
    Reklam
    Yaşanmış Hikayeler

    Eğlence

       
    ...

    Powerd ßy ARSBil.COM Web Tasarım, Hosting, Sesli Chat İnternet ve Danışmanlık Hizmetleri.