Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Haritada Törnüklüler Radyo Dinle Soy Kütüğü Ziyaretci Defteri İletişim
Menü
Ziyaretci Defteri
Yaz Oku
Üyelik
 :    
 : 
İçerik
    İcerik
  • İlçemiz
  • İlimiz
  • Yararlı Linkler

  •     İşlemler
  • Haberler
  • Konuşan Fotolar
  • Söyleşiler
  • İlimizden
  • Sağlık
  • Aktüel
  • Duyurular
  • Ülkemizden
  • Yönetim

    MailYönetim
    WebMail Sistemi Yönetim Paneli
    Sayaç
    Aktif Ziyaretçi : 5
    Dün : 191
    Bugün Tekil : 74
    Bugün Çoğul : 172
    Toplam : 224794
       Bölüm : Haberler - Ve Törnük...                   
    ...

     DİĞER SİTEMİZDE İSMİNİ VERMEK İSTEMEYEN BİR ZİYARETÇİNİN TOPLANTIYA İLİŞKİN GÖZLEMLERİ.


      " KÖYÜ, DERNEĞİ, MUHTARI, YAYLA SINIRLARI VE TÖRNÜK

    DEĞERLİ KARDEŞLERİM. DÜN AKŞAM (20.01.2010) DERNEK MERKEZİNDE TOPLANTI YAPILDI. MALESEF BENDE ORDAYDIM. KONU HARMANCIKTA YAPILACAK OLAN EĞLENCEYDİ. MUHTAR (AYDIN KAVAL)DA ORDAYDI. MUHTARIN AĞZINDAN AYNEN AKTARIYORUM;
       -ARKADAŞLAR YAYLA DAVAMIZ HALA SÜRÜYOR. BİZİM İLİMİZEDE TAPU KADASTRO GELDİ, SINIRLAR ÇİZİLDİ. YAYLA SINIRLARIDA ÇİZİLMİŞ. SANIRIM YEMİŞEN KÜRTÜNÜN YEŞİLKÖY KÖYÜNE KALMIŞ. O KADAR RAHATKİ, ANLATIRKEN. DAHA DİYO TORULDAN SINIRLARIMIZ NERESİ GİDİP BAKMADIM DİYO. YAZA DOĞRU GİDİP BAKACAKMIŞ. ONDAN SONRA BAKILACAKMIŞ. EVET DIYO BIZ BU EĞLENCEYI YAPALIM REZİL OLMAYALIM. BENDE YA HARMANCIK ARTIK BİZİM DEĞİLSE NE YAPARIZ DEDİM. SES YOK. EĞLENCEDE EĞLENCE. MUHTAR TV Yİ BEN ÇAĞIRIRIM DİYO. ŞABAN UZUN BEN SPONSOR BULACAM DIYO FALAN... MÜHENDIS DURSUN KARDEŞİMİZ Bİ KAÇ YERLE GÖRÜŞMÜŞ YARDIM SÖZÜ ALMIŞMIŞ. MILLETVEKILİ YAPIN İYİ OLUR DEMİŞMİŞ… NECMETTIN KÖYDEN DESTEK ARIYOMUŞMUŞTA FALAN... TAMAM KARDEŞLER, KİMSE EĞLENCEYE KARŞI DEĞİL. GİTMEZSIN OLUR BİTER. AMA OLAY ÇOK MÜHİM. OLAY SINIR DAVASI. BİZİM SINIRIMIZ NERESİ ONU BILE BILMIYORUZ .  EĞLENCE YAPALIM, YAPALIMKİ REZİL OLMAYALIM DIYOLAR.
       -BEN ANLAMADIM KIME REZIL OLACAĞIMIZI? YA SIZ? MADEM BU KADAR İMKANIMIZ VAR, BU IMKANLA YAYLA DAVAMIZI ÇÖZELİM. ÇAKIRGİLİN SİNAN;
       -MUHTAR EMİ YAYLA SORUNU DAHA ÖNEMLİ, ÖNCE ONU ÇÖZÜP SONRA EĞLENELİM DEDİ. MUHTARLA ŞABAN UZUN:
       -SEN SUS. SEN ANLAMASIN SESSIZ OL. KAHVEDE YABANCILAR VAR, AYIP OLUR DEDILER. EEE SINAN ANLAMASA KIM ANLAR KI? HIÇ KIMSE. SADECE  DERNEK YÖNETIMI VE MUHTAR MI? SANIRIM ÖYLE. BEN KÜÇÜKTÜM BENIM DEDEMLE BABAM YAYLA IÇIN . SINIR İÇİN, ŞADILIYLA AZMI KAVGA ETTI? JANDARMADAN KORKARDIK, MEREKTE YATARDIK…
    SIRF REKLAM OLSUN DIYE  İŞ YAPILMAZ. ARKADAŞLAR BEN YANLIŞ DÜŞÜNÜYOSAM BENİ UYARIN. O DAĞLAR BAŞKASININ OLURSA HIÇ EĞLENCE YAPAMAYIZ. ÖYLE DEĞİLMİ?
    DURSUN KARDEŞİM; SEN ÇOK ÖNEMLİ YERDESIN. IMKANLARINI BU KÖYÜN HASTALARI İÇİN, ÖĞRENCILERI İÇİN KULLANMANI TAVSIYE EDERIM. BU EĞLENCEDE BEN YOKUM. ÇÜNKÜ BENİM ÇOCUĞUM VAR, ONUN YARININI DÜŞÜNÜYORUM. ALLAH ORALARI BIZE BIRAKANDAN RAZI OLSUN. BEN KAYBETMEK ISTEMEM. LÜTFEN KUSURA BAKMAYIN…
    BENIM EĞLENCEYEDE SINIRADA IHTIYACIM VAR. AMA ÖNCE CAN SONRA CANAN."

       Arkadaşlar, 20.01.2010 tarihinde
    www.gunyuzum.com adlı internet sitemizde  yayla sevdalısı ad, soyadlı SINIR MI ÖNEMLİ? EĞLENCE Mİ? BAŞLIKLI yukarıdaki yazı yazıldı.


      Değerli arkadaşlar,
       Öncelikle böyle bir konuya eğildiğiniz için size teşekkür ederim. Çünkü; hep duyarsızlıktan iyidir. Benim için çok önemli değil, derneğin harmancıkta festival düzenlemesi yada dernek gecesi düzenlemesi. Ben harmancıkta eğer yapılabilirse, bunu eğlence olarak görmüyorum. Ne orada eğlenirim, ne de oraya çıkarım. Daha doğrusu ben artık yaylaya çıkamam... NEYSE. Harmancıkta olmak istiyoruz; çünkü harmancık bizim. Harmancıkta olmalıyız çünkü; güvendeye, kazıkbeline, ağaçbaşı şenliğine, kürtüne, doğankente, kümbete verdiğiniz paralara yazık ettiğimizi artık anladık. Allah aşkına her aile güvende haftası en az 250-300 lira harcamıyor mu? Ona buna para kazandırmaktaki bu heves niye? Hiç kimse gelmesede, canlı yayın olmasada 5 mahalle harmancığa inip, gülseniz, oynasanız, hasretlik giderseniz ne olur sanki. Adı eğlence olmasın, gerekirse yayla kuran kursu adı altında bir organize olsun, gerekirse bir hatim şenliği olsun, gerekirse bir pilav günü olsun. Ama olsun artık, adı ne olursa olsun ama OLSUN. Sitelerde yazıp yazıpta kimse kabuğuna çekilmesin.
       Bakınız sevgili arkadaşlar, değerli büyüklerim;
       Birlik olmanın, beraber olmanın, dayanışma ve yardımlaşma içinde olmanın hiç bir zaman kimseye bir zararı yoktur. Varsa da fitnecilere fesatcılara zararı vardır. Yıllardır yaylaya çıkmadım, şenliklerede gitmedim, Ne yayla çıkmayı nede şenliklere gitmeyide düşünmüyorum. Allah aşkına Kadiro Salih Amcanın dışında bu şenlik yada pazarlarda para kazanan başka kimimiz var? O halde, başkalarına bu para kazandırmak sevdanız niye? Gururlu bir insan, tasını, torbasını, ekmeğini alır. Harmancıka iner,. Soğuk suyundan, cennet misal havasından güzelce istifade eder. Topunu oynar, pikniğini yapar, yürüyüşünü yapar. Arkadaşlar ben meseleyi eğlence olarak görmüyorum. Canlı yayında çok önemli değil, olursa güzel olur ama önemli değil. Eğer oralara çıkarsak, kazasız belasızda bu işin altından kalkarsak güzel olur. Birlik beraberlik olur. Eskiler hasret giderir, üniversiteli arkadaşlarımız var tanışılır. Yeni gençlerimiz var, onlarla tanışılır. Nice hasretle beklediğimiz dostlarımız vardır, yıllardır görüşemediğimiz. Size basit bir hadise anlatayım; Muhammet TEMEL kardeşimle ben ilkokulu birlikte okuduk. Geçenlerde o arkadaşım dedi ki, un ufağı gibi dağıldık. İlkokul arkadaşları olarak haberleşelim, toplanalım. Bir aktivite düzenleyelim. Ne acıdır ki; yer olarak İSTANBUL’u belirledik. Yapabilirsek tabi. Bu neden İSTANBUL olsun. Ve neden YAYLA olmasın? Bu şekilde kaç kişinin içinde bir ukde vardır. Şimdi köydeki bir mesele için, yada salgın için 20 lirayı çok görenler; Allah aşkına bir şenlik için, 250-300 lira harcamıyor musunuz. Aylık sigara masrafınız en az 150 lirayı bulmuyor mu? (Sakın yanlış anlaşılmasın, salgınlara para verin, destek olun demiyorum, sadece biraz samimi olalım.)
       Gelelim YAYLA sınırları ve muhtar meselesine, suçlu görüyorum köy ihtiyar heyetini. Basiretsiz görüyorum köy muhtarlarını. Ben alkış tutmasını da bilirim, eleştirmesini de. Son salgını hatırlıyorum. Muhtar Celal Amca toplamıştı. Ve köy ve yayla sınırlarının kesinlikle nihayete ve lehimize sonuçlanacağı sözünü vermişti. Bende destek vermiştim. Hani nerde? Neden hâlâ yayla meselesini konuşuyoruz? Yanlış anlaşılmasın ben Muhtar Celal Amca’nın köyümüze çok iyi hizmet ettiğini düşünüyorum. Ama sormam gereken hesabı da sorarım. Yeni muhtarımıza diyecek hiçbir şey yok zaten. Kimsenin gözü artık kör değil. Muhtar seçiliyorsan, iş takip etmek için değil EFENDİ, KÖYE HİZMET ETMEK İÇİN seçiliyorsun. Mehmed Akif, Hz Ömerin koca karıyla hikayesini anlatırken:
    ‘’’Mesâfe, baktım, uzun; yük yaman; Ömer yaralı;
    Dedim ki:
    -Ben götüreydim? Verir misin çuvalı?
    -Hayır, yorulsa değil, ölse yardım etme sakın:
    Vebâli kendine aittir İbni Hattâb'ın.(Hattab’ın oğlunun)
    Kadın ne söyledi, Abbas, işitmedin mi demin?
    Yarın huzûr-ı İlâhî’de, kimseler Ömer'in
    Şerîk-i haybeti (Eksikliğine ortak) olmaz, bugünlük olsa bile;
    Evet, hilâfeti yüklenmiyeydi vaktiyle
    Kenâr-ı Dicle'de (Dicle nehrinin kenarı) bir kurt aşırsa bir koyunu,
    Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer’den onu!
    Bir ihtiyar karı bî-kes (kimsesiz) kalır, Ömer mes'ûl! (sorumlu)
    Yetîmi, girye-i hüsrân (hüsran dolu gözyaşı) alır, Ömer mes'ûl!
    Bir âşiyân-ı sefâlet (yoksul bir yuva) bakılmayıp göçse:
    Ömer kalır yine altında, hiç değil kimse!
    Zemîne gadr ile bir damla kan dökünce biri,
    O damla, bir koca girdâb olur boğar Ömer'i!
    Ömer duyulmada her kalbin inkisarından; (hayal kırıklığı)
    Ömer koğulmada her mâtemin civârından!
    Ömer halîfe iken, başka kim çıkar mes'ûl?
    Ömer ne yapsın, İlâhî, beşer zalûm ü cehûl! (çok zalim ve çok cahil)
    Ömer'den isteniyor beklenen Muhammed'den?
    Ömer! Ömer! Nasıl aldın bu bârı (yükü) sırtına sen?’’’ Der…
       Sevgili muhtarımız, sevgili köy ihtiyar heyetimiz, bunu okuyan değerli okuyucular; eğer yöneten konumundaysanız ve bu sorumluluğu almışsanız, biraz Hz. Ömerin haliyle hallenmemiz lazım. Osmanlı Padişahlarından bir çoğunun ben bu ülkeyi yönetemiyorum, ben bu insanlara layıkıyla padişahlık yapamıyorum diye, ya padişahlığı bırakmış ya da bu dertten amansız hastalıklara yakalandığı gözlemlenmiştir. Uzun bir kıssanın sonunu FUDAYL Hazretleri, Halife Harun Reşit’e şöyle diyerek bağlar:
       -Benden nasihat almaya gelmişsin. Eğer halife olmadan gelseydin, asla sana islama halife olma, o çok ağır bir yüktür derdim. Madem sen islama halife oldun, DÜNYA İSTEKLERİN ADINA ÖYLE BİR ORUCA YEMİN ET Kİ, İFTARI ÖLÜM OLSUN.
       SEVGİLİ YENİ MUHTARIM;  Eski muhtarla oturup yayla sınırları meselesini konuştun mu? Köyün ihtiyarlarının fikirlerini aldın mı? Orman İşletme de yıllarca çalıştın, sınır konusuna yeterince vakıf sayılırsın. Söyle bakalım bu konularla ilgili neler yaptın. İkametgah Belgesini kim muhtar olsa imzalar. Hatta bir çok şeyi de ama öyle, ama böyle bizden daha iyi yapar. HARMANCIK BİZİM Mİ SORUSU DA NE DEMEK YA? YEMİŞEN YEŞİLKÖY’E DAHİL EDİLDİ NE DEMEK. Yemişende köy, yeşilköyde… KÖY, KÖYE DAHİL EDİLİR Mİ HİÇ? BU SORU KARŞISINDA SUS-PUS OLMAKTA NE DEMEK? YAPMIYORSAN, YAPAMIYOSAN BIRAKIP GİDECEKSİN .  İŞİ EHLİNE VERMELİ manasında efendimizin (SAV) hadisi olduğu unutulmamalı.
       Bu yazıyı okuyan siyasi, bürokrasi  ve adli yetkililer olacak belki; onlara da bir sözüm var. Ben 1983 yılında yaylada doğdum, kendimi bildim bileli Harmancık hep mekanım olmuştur. Ben Harmancık’ta köylümden başkasını görmedim. Tırmıtını (mantar) ben topladım, Çayırını ben otardım. Gölünde ben çimdim.  Yıllardır traşlamasına fidanı da ben diktim, ben dikiyorum, ben korudum, ben koruyorum. Ağaç başından bu tarafının maktasını hep benim köylüm aldı. Bolattan altının maktasını da traşlamasını da benim köylüm yaptı. Durna Tepesine de yıllardır biz hizmet ettik. Kurban Tepesinde, Depe çayırda yıllardır benim ineğim koyunum yayıldı ve yayılıyor. Şadulunun mansura yaptığı evlerin kavgasını dün gibi hatırlıyorum. Orada onların adı sanı geçmezken, benim ceddimin adı sanı geçer. TENON DÜZÜnü nasıl başkasının sınırına dahil edeceksin, Karaderede yıllardır bizim barakamız var. Nasıl başkası burası benim diyecek.Güvende altına kadar üçtaşlımın insanı otarıyor. Yıldırım kayasının olduğu muhit tabiî ki benden başkasının değil.  Şadudan yukarısı, Şıhlıdan aşağısı bizim. Dingilttepe den altıda bizim. Karadağdan yıllardır ben ekmek yedim. Mahkemelerde neler oluyor, neler bitiyor bilmiyorum. Ama gerçek birdir ve değişmez Yukarıda yazdığım yerler fazlasıyla benimdir. Ve bunu herkeste görüyor. Şu unutulmamalıdır.  Gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yapar. Son bir sözümde köylümüze;
       Yıllardır avukata para veriyormuşsunuz, peki o köyde zeki bir öğrenciyi destekleyip hukuk fakültesi okutturmayı neden hiç aklınıza getirmediniz? Milyarlar aktardınız bu meseleye. Okuyanlarımızın bir çoğu hala derslerinden ziyade maddi sorunlarla nasıl başedeceğini düşünüyor. Şimdi tutun bir lise son sınıfın yada 3. sınıfın elinden, en zekisinden, en çalışkanından olsun. İyi bir dershaneye verilsin. Eksikleri karşılansın. Bir hukukçu, bir doktor için çok geç kaldık beyler. Çok hem de çok geç kaldık.
       Köyüm 5 mahallesiyle Türkiye’nin aynısıdır ve aynasıdır. Nasıl ülkem zincirlerini kırıp, dünyaya meydan okuyacağı günlere hazırlanıyorsa, köyümün genç nesilleri de zaruret, cehalet ve ihtilaf zincirlerini sanat, marifet ve ittifak çekiçleriyle kırarak, inşallah gelecek yıllara damgasını vuracak, içerisinden pırıl pırıl gençler yetiştirecektir.
       Gelelim dernek yönetiminde görev alma meselesine, ben köy ve köylüm için yapacağımı, dernek olsa da olmasa da yapacaktım. Derneğe eğlenmek yada eğlendirmek amaçlı girmiş değilim. Derneğe sadece HİZMET amaçlı girdim. Bir öğrencinin yada  durumu iyi olmayan bir köylümün elinden tutabilirsem ne mutlu bana. Arkadaşlar; dernek yönetimi her türlü görüş, öneri ve şikayete açıktır. Ama kimse dernek toplantısında ağzına geleni konuşup, evinde sus pus oturma yetkisine sahip değildir. Dernek yönetimi vaktinden çalıp iyi-kötü hizmet etmeye çalışsın. Hiç karşılıksız bu işleri yapsın. Aylarca dernek gecesi için çaba gösterilsin onla bunla görüşülsün. Sen 20 lira bilet parası ver ve de dernek gecesi gel bunun hesabını sor. Hiç yer bulamazsan, hiç yemek yiyemezsen ne olacak sanki. Hangi lokantaya gitsen 20 lirayla doyup kalkamıyorsun. Yılda bir toplantıya gel, AĞZINA VE AKLINA GELENİ SÖYLE. SONRA GİT EVDE DEDİKODUSU YAP.  YOK ÖYLE 3 KURUŞA BEŞ KÖFTE… Herkesi samimiyet testine davet ediyorum. Bunu dernek yönetimindeki sıfatımla değil, TÖRNÜKLÜ sıfatımla yazıyorum.
       Bu yazı yorumda bulunan arkadaşlara karşı yazılmamıştır. Köyümüzün umumi sorunu olduğu için umumi bir değerlendirmedir.                             
     


    Dursun ÇAK
    Günyüzü ve Üçtaş Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
    Denetleme Kurul Üyesi



    ....

    Arkadaşına Öner - Sayfayı Yazdır
    Mail Adresiniz :      Arkadaşının Mail Adresi :
    Arkadaşına Not :
                        Sayfayı Yazdır
         Yorum Bölümü
    Yorum yapabilmek için Üye Olmanız Gerekmektedir.
         Yorum Bölümü
    resatkaya
    Yorum Sayı : 0
    Yrm:Ve Törnük...                   
    Toplantılara katılan arkadaslarımız onurlandirılmazsa bu tür iletişim ve birlik sorunları yaşanmaya devam eder.Her yaş gurubu ve söz isteyen herkes dinlenmeli.Öyle 3-5 kişi konuşup herkes dinleyecekse insanları oralara davet edip tribün oluşturmayalım...İlk önce birbirimize saygı duyalım gerisi gelir....
    Ekleme Tarihi : 26/01/2010 Saat : 13:14
    Yazarlar
    Mehmet UZUN
    Mehmet ÜNLÜ
    Nihat ŞAHİN
    Ab-ı Kevser
    Nihat İLERİ
    Dursun ÇAK
    Emrah ÇAK
    Muhittin KAYA
    Erdinç ÇAK
    Sami ÇAK
    Seçme Yazılar
    Gönderdikleriniz
     
     
    Şairler ve Şiirler
    Numan ÇAK
    Erdal KARA
    Sizden Gelenler
    Seçmeler
    Mahmut KARA
    İsa ÇAKAR
     
     
    Reklam
    Yaşanmış Hikayeler

    Eğlence

       
    ...

    Powerd ßy ARSBil.COM Web Tasarım, Hosting, Sesli Chat İnternet ve Danışmanlık Hizmetleri.