Düşünce platformu yazımın sonunda; ''Hiç birimiz hepimiz kadar akıllı değildir'' demiştim.Bu söze inancı olanlar çok olumlu tepkiler verdiler. Dediler ki '' Evet biz bunu biliyoruz. Ama nasıl olacak?'' ya da ben öyle anladım!... Bana göre ne çok zor,ne de çok basit. Neden zor değil? Çünkü; ortada bir tornuk.com gerçeği var artık. Her gün iki üç yüz ayrı bilgisayardan binin üzerinde açılan bir site var. Burada çok güzel işler yapılmaya çalışılıyor.Gecesini gündüzüne katan bu işe gönül vermiş insanlar, aslında henüz emekleme döneminde olan düşünce platformunu oluşturmuş durumda. Asıl amacımız fikirlerimizi düşünce platformunda sitemiz aracılığı ile söylemeye devam ederken köyde kalıcı bir oluşuma gitmek olmalıdır.
İlk yazımda demiştim ki; burada ''kendimiz çalıp kendimiz mi oynayacağız''. Geçen süre içerisinde tornuk.com okuyucuları beni yanılttılar. Doğrusunu isterseniz bu yanılmadan oldukçada memnun oldum.Çünkü;yaşadığımız bölge için, köyümüz için herkesin karınca kararınca bir şeyler yapmak istediğini görmekten çok büyük mutluluk duydum.Aynı yazımda '' serpilmeyen tohum yeşermez'' demiştim. Sanırım şimdi sıra tohumları serpmeye geldi. Aynı tarlaya eker gibi… Bazılarını kuşlar yiyecek, bazıları çürüyecek, bazıları da büyüyüp bize ekmek olacak, yemek olacak…Yani hiç biri boşa gitmeyecek, daldaki kuşta, topraktaki böcek de, meyveyi yiyen bizlerde memnun olacak.
Şu an düz bir yüzeyde gelişi güzel akmaya başlayan fikirleri toplayacak ve bu dağınıklığı ortadan kaldıracak bir kanala nihayetinde bir havuza ihtiyaç vardır. Bu oluşumun merkezi kaçınılmaz olarak köyümüz olacak olmasına da, eksik olan; oluşuma büyüklerimizin ve bizzat köyde yaşayanların katılımlarıdır. Bence buradaki sorun; herkesin internet ortamına erişememesi dolayısıyla olan bitenden haberdar olmamasıdır. Bu tür oluşumlarda gençlere önderlik yapabilecek emekli ağabeylerimizin artık devreye girme zamanı gelmiş hatta geçmektedir.
Bir çay içmek, birlikte bir yemek yemeyi bahane ederek bir araya gelmek çoğu zaman yeterlidir yaşadığı topluma hizmet için… Birkaç kişiyle başlar her şey… Arkasından piknik de gelir, yol da… Sanırım sorun şu; tıpkı helva meselesinde olduğu gibi, un var şeker var ama helva yapmayı bir türlü beceremiyoruz.
Daha düne kadar en önemli sorunlarımızdan biri Akköy yolu iken, onu unutturacak bir gelişme yaşandı ve bu gün için en önemli sorunumuz fındık oldu. Bu gün fındık yarın başka bir şey… Yaşadığımız sürece sorunlar ve fırsatlar arka arkaya önümüze gelmeye devam edecek. Bütün bunlara seyirci kalarak, ya kendi kendimize hayıflanmaya devam edeceğiz, yada yaşadığı topluma duyarlı insanlar olarak tribünlerde seyirci olmaktan vazgeçip bizzat sahada oynamaya soyunacağız.
Tornuk.com çok güzel bir projeye imza attı. ''tornukprojeleri'' adlı bir düşünce havuzu oluşturdu. Madem uzaklardayız, madem bir araya gelip konuşamıyoruz, işte size fırsat dedi. Bu projeye zamanla katılımların artarak devam edeceğini düşünüyorum. Sorunlar ile ilgili dert yanmak, gündeme almak önemlidir, ama asıl önemli olan sorunları çözme iradesine katkıda bulunmaktır. Bir sorunu ortaya koyuyorsanız, yanında makul çözümünüz de olmalıdır. Belki sizin çözümünüz benimsenmeyebilir ama en azından ortaya koyduğunuz çözüm yolunun olmayacağını anlamış olursunuz. Ben söylerim kim çözerse çözsün mantığı ile bir yere varmak mümkün değildir.
Her şeyden önce birlikte düşünmenin başarılması gerekir. Birlikte düşünmenin en önemli faydası düşündüklerin ile söylediklerin arasındaki farkın fark edilmesidir. Mevlana'nın dediği gibi ;'' Söz söylemek için önce duymak, dinlemek gerek. Sen de söze dinlemek yolundan gir'' sözünde olduğu gibi dinlemek, konuşmak için önemli bir fırsattır. ''Nasıl olsa birileri bu işleri yapar'' mantığı toplumumuza çok zaman kaybettirdi. Kaybettiğimiz zamanı telafi etmek için, bizlerden daha ilerde gördüklerimize yetişmek için herkesten daha çok çalışmamız gerekmektedir.
Tornuk.com bir duruş sergiledi. '' işte sorun, işte çözüm '' dedi. Aslında bu duruş; katılımcı, paylaşan, üreten bir toplum için büyük bir adımdır. Bundan sonrası yöneticilerin işidir. Herkesi bu projede yer almaya davet ediyorum.
Nihat ŞAHİN
Ağus'09 |