TOHUMLAR FİLİZLENDİ
''Ve bir tomurcukta sımsıkı kalma riskinin, çiçek açma riskinden çok daha acı verdiği gün geldi.'' Anais Nin
Gelecek kuşaklar ''Yıl 2010 yaz ayları'' diye hikâyeler anlatmaya başlayacak. Diriliş hikâyeleri…
Çünkü; bu yaz aylarında Törnük coğrafyasında Günyüzü ve Üçtaş köyleri çok önemli işler yaptılar. Yapılamaz denen Harmancık Şenliğini düzenleyerek bölgeye yeni bir şenlik kazandırdılar. İlköğretim okulu, yapılan destekler ve öğretmenlerin özverili çalışmaları sayesinde başarılması güç ama imkânsız olmayan SBS sınavında il ikincisi oldu. Sadece bu iki olayı ele alacak olursak; yaşadığımız toplum, ileriki yıllarda bu yaz yaşanan heyecanı, coşkuyu, mutluluğu, birliği, beraberliği, kaynaşmayı anlatacaklar ve geçmişleri ile gurur duyacaklardır. Bu yıl yapılanları ve geldiğimiz noktayı anlamak için geçmişe yani bu toplumun yaşadıklarına bakmak bu günkü başarıları daha anlamlı kılacaktır.
İlkokul öğrencileri sabahın erken saatlerinde yollara düşer, yağmur, çamur, sıcak, soğuk karda adımlardı kilometrelerce okul yollarını. Okul o kadar uzaktı ki çantalardaki bir parça ekmek öğle yemeği olur, bir şişe ayran yudum yudum paylaşılırdı yol arkadaşlarıyla… Küçük yaşta başlayan bu yazgı, aslında zor yılların habercisiydi. Zira altıncı sınıftan itibaren zorlu ortaokul yılları başlayacaktı. Nasıl ki ilkokul yılları zorlu geçecek ortaokul yıllarının haberciyse, ortaokul yılları da gurbet yıllarını yavaş yavaş haber veriyordu. Ortaokul yıllarında gurbete Pazar günü gidilir, Cuma günü akşam izine gelinirdi. Her Pazar günü bakraç yoğurtlar, turşular hazırlanır, yakılacak odunlar çuvallanırdı. Cuma günleri köye dönme sevinci yaşanır, boş bakraçlar ellerde köyün yolu tutulurdu. Tavanlarından boncuk boncuk damlalar asılı bodrum katlarda fareler ile paylaşılan odalarda, okul eğitiminin yanı sıra hayat mücadelesine çoktan başlanmış olurdu. Oniki onüç yaşında çocuklar için zor hayat şartlarıydı bunlar. Tabiî ki bu dönemleri uzakta olsa yatılı okulda mercimek çorba yiyerek geçirenler şanslıydı. Bu hayat şartları, öğrenciliğin yanı sıra çocukların omuzlarına çok ağır sorumluluklar yüklerdi. Bir gün bir sel geldi aldı götürdü okulu hayatlarımıza yeni yokluklar, yeni acılar ekleyerek… Ve yine başka başka zorlu hayatlar yaşandı Törnük - Harşit yollarında…
Okul yollarının yanı sıra birde Güvende yolları vardı. Kamyonlara doluşulup gidilen Güvende yolları. Otçu Göçü haftasında Cuma günü obalar boşalırdı. Güvende buluşma yeri olur, yemyeşil çimenlerde kıvrım kıvrım uzayıp giden yollara sıra sıra rengârenk kamyonlar, yol kenarlarına insanlar dizilir, dört bir yandan Güvende’ye akardı. Şenlik; mızıka, dondurma, taflan, üzüm, somun, çeşme, kemençe… Hatta dışına taşmış cemaat ile cami de namaz kılmaktı. Tabi bir de bunları sadece seyredenler ve hayalinde yaşayanlar vardı; Obada kalanlar… Sıkıntı, ya dizlerdeki dermandan ya da cepteki cüzdandı elbette…
Zaman, her iki yolda da çok değişimler yaşandığını gösterdi.
Aslında bu gün yaşadıklarımız bir birikimin sonucuydu. Yollarda kazanılan birikimler, tıpkı bir çekirdeğin belirli bir olgunluğa eriştikten sonra karanlıktan güneşe doğru hareketi gibi… Bilindiği gibi toprağa düşen her tohum filizlenmiyor. Çoğumuzun fen derslerinde öğrendiğimiz basit bir formül vardı. Tohumların filizlenebilmesi için öncelikle yeterli nem/su, sıcaklık ve oksijene ihtiyacı vardır. Bunlardan herhangi biri eksikse tohum filizlenmez çürür. Filizlendikten sonra kendi kendini beslemeye başlar. Yeterli besini bulamazsa kurur. Bu güne kadar o kadar çok tohum bırakıldı toprağa ama ya suyu ya sıcaklığı ya da oksijen eksikliğinden güneşe ulaşamadı, ya da yeterli besini alamayarak kurudu. Yüzyıllarca yaşayan günümüzde ise bizleri hayretler içinde bırakan ağaçlarda tek bir tohum tanesinde başlamıştılar yolculuklarına… Unutmamamız gereken, tohumların filizlenmesi kadar, kurutulmaması, yetiştirilmesi kısaca meyvelerinin alınmasa da önemlidir.

Evet, bu yıl Törnük coğrafyasında tohumları filizlendirenler tarih yazdı. Bu tarihi yazanlar ileriki yıllarda şükranla ve minnetle anılacaktır.
Kültür ve Turizm bakanlığının Yeşil Yolculuk projeleri hayata geçtiği zaman, yaylaların değerleri artacak, bu gün filizlenen projeler çok daha anlaşılır olacaktır. Bu yıldan itibaren şüphesiz bölgemizin en güzel şenliği olacak olan Harmancık Şenliği farklığı ile insanlığa sunulmuş yepyeni bir ürün olarak ekonomi ve sosyal hayatta yer alacaktır. Bu ve bunun gibi yeni ürünleri sahiplenecek ve geleceğe taşıyacak öğrencilerimizin sınav başarıları ayrı bir gurur kaynağımız olmuştur.
Törnük, gelecek yıllarda; okul başarıları, medyası, şenlik organizasyon kalitesi ve yeni toplumsal projeleriyle bölgesinde ‘’Model Köy’’ olacak; Törnük coğrafyasında yaşanan bu gelişmeler Harşit Vadisi’nin dolayısıyla Gümüşhane’nin kalkınmasında çok önemli yer tutacaktır.
İçtenlikle…
Nihat ŞAHİN
Ağus/10
|