Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Haritada Törnüklüler Radyo Dinle Soy Kütüğü Ziyaretci Defteri İletişim
Menü
Ziyaretci Defteri
Yaz Oku
Üyelik
 :    
 : 
İçerik
    İcerik
  • İlçemiz
  • İlimiz
  • Yararlı Linkler

  •     İşlemler
  • Haberler
  • Konuşan Fotolar
  • Söyleşiler
  • İlimizden
  • Sağlık
  • Aktüel
  • Duyurular
  • Ülkemizden
  • Yönetim

    MailYönetim
    WebMail Sistemi Yönetim Paneli
    Sayaç
    Aktif Ziyaretçi : 1
    Dün : 135
    Bugün Tekil : 65
    Bugün Çoğul : 271
    Toplam : 388239
                                    

    KÖYÜMÜZÜN GELMİŞ GEÇMİŞ İZ BIRAKAN 
    ÖNEMLİ ŞAHSİYETLERİ



    SULTAN TÖRNARE (SULTAN TENNÜRİ)HAZRETLERİ :

    Köyümüzün kurucusu olup Oğuzların Çepni boyune mensup bir Şahıs olduğu kendisine ve emrindeki askerlerine Tur eri Törnük eri şeklinde hitap edildiği, kendisinin köyün kurucusu olması sebebiyle köye adını verdiği ve Törnük köyü denildiği Tönnare veya Tennüri denilmesinin sebebi ise “Kabız olan müritlerini, sıcak fırın (tennur) üzerine oturtup, su içirip terleterek tedavi etmesi üzerine, "Tennuri" lakabını aldi köyün güney yamaçta kurulması ve sıcak yurt anlamında olduğundan söylendiği, kendisinin Törnük (Günyüzü köyü Mezarlığında eşi ile birlikte metfun olduğu ve bulunduğu yere ocak diye tabir edilerek halen günümüzde ziyaret edilerek fatihalar okunduğu bilinmektedir. Eskiden patika yoldan giderken Zatın yattığı mübarek kabirlerinin doğrusuna gelindiğinde kıbleye dönerek Ve Kaf ve Ehli İman Ervahlarının Ruhu için bu kabirde yatan zati muhteremler için Lillahi Taal el Fatiha denilerek fatiha okunurdu.  Kendisi köyümüzün kurucusu olması ve büyük bir zatı muhterem olması sebebiyle aziz hatırası önünde saygı ile eğilir kendisine ve eşine Allahtan rahmet geride bıraktığı köyümüz güzide insanlarının sağlarına selamet dilerim. Allah şefaatinden bizleri mahrum bırakmasın. (amin) (Kaynak İnternet sayfasından Sultan Tennüri yazarak ulaştığım bilgiler ve halk ağzı)


     Sultan Tennüri hazretlerinin üç olu olup , Bunlar Ten Topal ve Miynat (minnet’tir)

    TENOĞLU BÖLÜKBAŞI 

    Sultan Tönnüri hazretlerinden sonra köyümüzün ileri gelenlerinden yöneticisi ve Osmanlı döneminde köyümüze tüzel kişilik kazandıran ve günümüze kadar gelen mülk ve sınırlarımızın tespitini sağlayan büyük şahsiyetlerden birisi, kendisine Allahtan rahmet diliyoruz. Tahrir defterleri Köyümüze ait  aslı Topkapı saraşında bulunan senet Hüccet ve sair kaynaklar ve halk ağzı)

    TOPAL

    Tenoğlu Bölükbaşının kardeşi olup, kardeşi ile birlikte ve kardeşinden sonra yönetimi ele geçirip  tüzelkişiliği sürdüren kişi  Kaynak Halk ağız

    MIYNAT
     
    Topaldan önce  yönetimde bulunan kişidir

    ÜMMİHAN OĞULLARI

    ALİ Ümmihan oğullarının dedesi olup, sırasıyla İbrahim, (Şimir İbrahim) İbrahim’in oğulları Eyüp ve  Salih Salihin oğulları, Cemal, İlham, Reşit, Zayım, Mican,  Gürcü (nokta Ahıryan Garalinin hanımı), Hüsne (Hüsniye Es Mehmet Ali’nin hanımı) ve. Eyüp’ün oğulları,   Kazım, Hakkı, Osman Senem Adile Fadimedir.

    DİNOĞLU OSMAN EFENDİ

    Hanımının ismi dududur.  Çocukları, Bağşış, Cemali, Mehmet,Fadime’dir.


    SİCİMOĞULLARI – SARI MUSTAFA 

    Sarı Mustafa  Sicimo Gıpcan Salihlerin babası olup çok zengin bir şahsiyet ve varlıklı bir insandır.

    MELİKOĞULLAR

    Melik Aziz oğullarının dedesi olup mülkü çok olduğundan melik adı verilmiştir.

    SÜNNETÇİ OĞULLARI

    Ömer kardeşi temel ve eşleri vardır daha sonraları nesilleri
    kesilmiştir.

    RÜŞAN VE ŞEYH OĞULLARI 

    Bu günkü üçtaş köyünde oturan insanların tamamının dedesidir. Sünnetçi oğullarından Rüşan , Salih  ve sair insanlar vardır. Sünnetçi oğullarının 7 tane çocuğu Üçtaşa yerleşmiş ve bu günkü Aksoy, Şayık, Meral, İbil, soy isimleri aynı kökenden türemiştir.

    TENOĞLU HÜSEYİN EFENDİ (Molla Hüseyin) 

    Tenoğlu Bilal’in babasıdır. 
     
    TÖRNÜK İMAMI CEMAL EFENDİ- CEMAL ÜNLÜ

    Salih ve Cevahir oğlu 1870doğumlu olup, çocukluğunda iyi bir medrese öğrenimi görmüş bir şahsiyettir. Askerliğini balkan harbi sırasında yapmış ve Önce Bağdad’a gitmiş orada namaz vakti gelince Cemal efendi  başlarındaki komutana hitaben Komutanım burası düzlük müsait burada namazımızı kılalım istirahat edelim ondan sonra sefere çıkalım demiş, Komutan sen namaz kılıyormusun diye seslenmiş Cemal efendi ‘de Allah utandırmasın elimizden geldiğince kılıyoruz demiş, Komutan peki kıldırıyormusun diye sorunca eğer kıldıran olmazsa kıldırırım diye cevap vermiş, Komutan Birliğin imamına emir vermiş ve Cemal Efendi’ye de müezzinlik yapmasını emretmiş, Cemal Efendi’nin sesi tiz ve net çıktığından Komutan hayret etmiş ve Cemal Efendi’yi çok sevmiş bundan sonra bu birliğin Müezzini sen olacaksın diye söylemiş,
    Tabiî ki asker sefer durumunda sürekli gitmiş ve Yemene kadar ilerlemiş, Yemende  askerlik 7 sene sürmüş, Bağdad’tan sefer halinde ilerlerken cami bulunmayan bir yere gelmişler baştaki komutan bir Cuma günü askere sormuş içinizden Cuma namazı kıldırabilecek  varmı diye içlerinden üç kişi çıkmış bu üç  askerrin içinde Cemal Efendi’de varmış, Herkese cami bulunmayan yerde nasıl Cuma namazı kıldırılır gösterin diyerek bunları imtihan etmeye başlamış, ilk önce birisi kıblegaha bir taş koymuş ve minbere da yüksekçe bir taş koyarak bu şekilde olur demiş, ikinci de aynen buna benzer şekilde cevap vermiş, Sıra Cemal Efendi’ye gelmiş, Cemal Efendi önce 3 adet Tüfek alarak kıblegaha çatık vaziyete getirmiş, ondan sonra Minbere’de taştan üç basamak yapmış, bu şekilde kıldırılır dediğinde Komutan Cemal efendiyi alnından öperek kutlamış ve bundan sonra Bu birliğin imamı sen olacaksın demiş, Cemal efendi 7 yıl bir fiil Yemen’ Ordu imamlığı yaparak kendini geliştirmiş,
     Askerliğini terhis olup gelirken Kabei Muazzama’yı da ziyaret etme fırsatı bulmuş; Beraberinde Yukarı mahalleden Kara Mahmut amca askerlik arkadaşı imiş, Yemen’den yürüyerek memlekete gelmiş, Yolda gelirken Halep’de bizim köyden Arabistan yarımadasına askere giden üç şahis görmüşler bunlar Yukarı köyden Çaylağın HAMİT, Sünnetçilinin SALİH diğerini hatırlayamadım. Tabiî ki bu tarihten sonra birinci dünya harbi çıkınca  bütün yollar kapanmış o nedenle bu gidenler geri dönmemiş, ve daha niceleri Arabistan yarımadasında kalmışlardır. Ya da harpte ölmüştür.

     Cemal efendi köye geldikten sonra köyün imamlığı kendisine halk tarafından verilmiş ve müftülük tarafından fahri imamlık nişanıyla  1949 yılına kadar köyde imamlık yapmış ve İslam dini konusunda halkı bilinçlendirmiş ve islami konuda yetişmelerini sağlamıştır.

    Araştırma : Mehmer ÜNLÜ
                 Gümüşhane Adliyesi 
                  Yazı İşleri Müdürü


     
    Powerd ßy ARSBil.COM Web Tasarım, Hosting, Sesli Chat İnternet ve Danışmanlık Hizmetleri.