Şimd ilerde siyasete atılan Eski Dernek Başkanımız.. .
Başkanımız ile söyleşimize geçmeden önce şu noktayı vurgulamak istedik. Kendisi açık sözlülükle bizlere kırgınlığını bildirdi çünkü dernek sayfamızda bazı şahısların resimleri eksik. Hatta sitemizde çoğu bilgi eksik. Öncelikle kendisinden özür diliyoruz, ancak şunu da belirtmek istiyoruz. Bilgiler paylaşıldıkça değer kazanır, sizde dünyanın hazinesi olsa bunu paylaşmazsanız hiçbir anlamı kalmaz. Bu manada sitemiz kurulduğundan beri söylediğimiz, adeta yalvardığımız sözlerimizi tekrar söylüyoruz. Her nerede ne eksik var ise, görmek istediğiniz yazı, resim bilgi var ise iletişim adreslerimiz aracılığı ile bizlere gönderin. Ben kendim yapmak istiyorum diyorsanız buyurun siz yükleyin. Bizler de sizler gibiyiz, çalışıyoruz, ev reisliği yapıyoruz, fırsat bulduğumuz her an büyük bir heyecanla sitemizi açıyor ve yapmak istediğimiz değişiklikleri uyguluyoruz. Maddi olarak herhangi bir kazancımız yok; ancak manevi olarak çok şey kazandığımıza ve kazandırdığımıza inanıyoruz. Sizler de bizlere bu konuda gerek yönetici, gerek editör, gerekse takipçisi olarak yardımcı olun. Olun ki istenmeyen kırgınlıkların önüne geçelim. Olun ki sitemizi el birliği içinde bizlere yakışır konumlara getirelim…
Bu sıkıcı yazımızdan sonra Başkanımız Hasan MENDEŞ ile yaptığımız söyleşiye geçiyoruz. Ancak site olarak onun hakkındaki değerlendirmelerimizi sizlere anlatmak istedik.
Yıl 1958. Hüseyin MENDEŞ köyden göçüyor, Yakup ÇAKAR giderken ağlamaklı şu cümleleri söylüyor dostuna ; “Hüseyin 6 aya kadar yanındayım bilesin. 6 aya kadar geldim geldim, gelmezsem anla ki öldüm o zaman sen gelirsin.” Yakup amcanın verdiği süre doluyor, Hüseyin amca sıkıntılı, belki hastadır o yüzden gelememiştir diyor şimdiki iletişim imkânları nerdeee, 9 ay geçiyor dayanamıyor köye gidiyor, dostunun verdiği süreye on gün kala öldüğünü söylüyorlar. Yıkılıyor, feryatları dağlarda yankılanıyor…
Yıllar önce daha iyi iş imkanları daha verimli topraklar ümidi ile yaşlı gözlerle memleketini ardında bırakan bir babanın oğlu, Ona Adapazarlı da diyebilirsiniz Gümüşhaneli de hatta İstanbullu da, keza biri doğduğu, diğeri de ecdadının geldiği, bir diğeri ise doyduğu topraklar, ve üç memleketine de hizmet arzusunu içinde barındırıyor. Duygusal! ancak mantığı ile hareket etmesini bilen lider kişilik özelliklerine sahip bir yönetici, aynı zamanda iş adamı…
Sitemiz sizleri özünde törnük sevdasını barındıran, toplum menfaati için elinden gelen her çabayı gösteren, bu uğurda maddi ve manevi yardımlarını esirgemeyen, her zaman gurur duyduğumuz insanlarımızla buluşturmaya devam ediyor. Sayın Mehmet UZUN hocamdan sonra şimdiki konuğumuz Günyüzü ve Üçtaş Köyleri Yardımlaşma Derneği Kurucular Kurulu üyesi aynı zamanda bir dönem Dernek Başkanlığı yapmış başarıları ile adından söz ettiren, şimdilerde doğduğu topraklara hizmet sevdası içinde kendine yeni bir hedef koyan Hasan MENDEŞ…
Bize kendinizden ve ailenizden bahseder misiniz. Ailenizin Adapazarı macerası nasıl başladı, bu günlere kadar nasıl geldiniz. Özgeçmişinizden bahseder misiniz. ?
1958 yılında babam Günyüzu Köyünden göç ederek Adapazarı ilimizin Gölkent kasabasına yerleşmiş, 1961, 1963, 1965 ve 1971 yıllarında babamın 4 tane çocuğu oldu. Çocukluğum bu şirin kasabamızda geçti. Okul hayatı bittikten sonra zaman zaman büyük ağabeylerim İstanbul’a çalışmaya giderek orada ikametlerini sürdürdüler. Ben de 1983 yılında alışmak amacı ile İstanbul Kaynarca’ya geldim. O dönemlerde kaynarcada olan hemşerimiz Salim Yayla’nın kızı ile nişanlandım. Dokuz ay süren nişanlılık döneminden sonra evlendim. 1985 yılı kasım ayında bir kız çocuğum dünyaya geldi. Aynı yılın aralık ayında askere gittim 1987 yılı mayıs ayında İstanbul’a geldim. 1985 yılında yapmış olduğum gecekondu bu bölgede olduğundan ikametgâhımı orada sürdürdüm. Özel sektör tersanelerinde dönem dönem ustabaşı olarak görev aldım. 1995 yılında firma formeni olarak Kuveyt ülkesine gittim. Birkaç aylık Kuveyt macerasından sonra yine İstanbul’a döndüm ve kendi işimi kurmaya karar verdim. Aynı işyerinde çalıştığımız Cevat Bey ile beraber 1996 yılında kendi işimizi kurduk. Halen Menkar Limited Şirketinde genel müdürü olarak görev yapmaktayım. 4 çocuk sahibiyim, ilk çocuğum vefat etti. 1987 yılından itibaren, çok sevdiğim sivil tolum örgütlerinde görev almaya başladım. Sivil toplum örgütlerinin kuruluş ve işleyişleri konusunda zaman zaman hemşerilerimizle görüşüyor bizler de bu konuda adım atmak istiyorduk. Nihayet bu özlemi gidermek ve hayalimizi gerçekleştirmek için değerli arkadaşlarımla toplantılar düzenleyerek Derneğimizin kurulmasına karar verdik. Arkadaşlar tarafından benim öncülüğümde gerçekleşmesi yönünde görüş bildirilince bu hayırlı hizmet için kollarımızı sıvadık ve zor bir o kadar da meşakkatli işte çalışmaya başladık, öyle yapmak zorundaydık, konum itibariyle zaten hemşerilerimize durumumuz çok iyi olduğundan sahip çıkmak zorundaydık. Arkadaşlarımızla el ele vererek, insanımızı layık olduğu şekilde temsil etme gayreti içinde 5 yıl boyunca devam ettirerek bugünlere getirdik. Öncelikle bize bu görevi layık gören tüm hemşerilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum ve onları her zaman kalbimde güzel bir köşede saklayacağımı bilmelerini istiyorum. Onlarla hayatım en güzel günlerini paylaştım ve onlarla beraber olmaktan her zaman gurur duydum. Bizden sonra bu bayrağı devralan arkadaşlarımızın da derneğimizi ve insanımızı daha iyi yerlere götüreceğine olan inancım tamdır. Bunu cani gönülden istiyorum. Bu özveri ve emek isteyen görevi üstlenen kıymetli kardeşlerimize başarılar diliyorum.
Bir aile reisi olarak Hasan MENDEŞ nasıl biridir, ailenizin siyasete atılma konusunda düşünceleri neler ?
Saygınlığı ve dürüstlüğü ilke edinmiş bu doğrultuda küçüğüne ve büyüğüne yaklaşan biriyim. Eşim siyasete atılmam konusunda o kadar hevesli değil, yalnız çocuklarım çok istekli ve destek oluyorlar. Yapmış olduğum ve yapacağım her görevin kalıcı olduğuna inanıyorum. İşte bu benim için onur verici.
Bu mevkie nasıl ulaştınız. Başarınızın sırrı nedir ?
Bıkmadan usanmadan aynı heyecanla 26 yıl çalışmak.
Son zamanlarda tuzla tersanesinde yaşanan ölüm olaylarının sizce çözümü nedir?
Tersane kuralları şahıslara bırakılmadan harfiyen uygulanırsa bu yönde meydana gelen kazaların önleneceğine inanıyorum.
Törnüklü ile yaşamınızı birlikte değerlendirdiğinizde neler söylemek istersiniz. Yani törnük ve törnüklü sizin için ne ifade ediyor ?
Törnüklü benim ecdadım, benim özüm, benim kanım, benim her şeyim. Bunu asla ve asla inkâr edemem. Ben hemşerilerimi çok seviyorum ve onları gördüğüm zaman öz kardeşim kadar yakın olduğumuzu hissediyorum. Bir olayı anlatmak istiyorum. Rahmetli Nazım Temel abimizin cenazesi dolayısıyla Günyüzü Köyüne gittim. Cenaze sabahını hiç unutmuyorum. Doğankent’e geldiğimizde insanlarımız ağlayarak sevgisini gösterdiğinde kendimi tutamadım, o insanlardan biri ancak bir o kadarda uzakta olduğumu gördüm, O günkü cenazeye katılımı gördükten sonra hem çok sevindim hem de onlardan uzakta olduğum için çok üzüldüm.
Dernek macerası nasıl başladı, neler başardınız, neden Başkanlıktan ayrıldınız ?
Birgün bir derneğe konuşmacı olarak katıldım. O gün çok alkış almıştım. Orada bulunan hemşerilerimden Osman TUNCER konuşmayı bitirdikten sonra beni tebrik etti. Ancak yüzünde manalı bir ifade vardı. Kendisine bunun sebebini sorduğumda şu cümleleri söyledi, “Bu kadar hevesle bu kuruluşlarda görev yaptığınız halde bizlere öncülük yapmıyorsunuz da başkalarına yapıyorsunuz ya, ona kırıldım.” Bu lafı hiç unutmadım ve onları toplantıya çağırdım. Bu işte var olduğumu, ne istiyorlar ise her türlü yardımı yapacağım söyledim. Gönüllü arkadaşlarımızla beraber 15 – 20 kişi Beykoz korusunda toplantı yaptık. İşte o gün derneğimizin kurulması için karar aldık. Kurulma süreci devam ederken derneğimizin lokalini hazırladık ve kuruluşuna yetiştirdik. Bir yıl sonra yardımlaşma ve dayanışma gecesi yaptık. O gece benim için çok duygulu bir geceydi. Çünkü o gece rahmetli babam aklıma gelmişti. Çünkü bana vasiyeti vardı, bir gün beni yanına çağırdı, “Ben belki ölürüm ama benim buraya bir hemşerim gelirse sakın ha arkanızı dönmeyin çünkü ben o insanları çok seviyorum” demişti. Çünkü çocukluğu o insanlarla geçmişti, biz ise hemşerilerimizden uzakta büyüdük şunu bilsinler ki tüm hemşerilerimi çok seviyorum. Bu konuda başka diyecek söz bulamıyorum…
Derneğimizin kurucu üyesi ve onursal başkanı olarak şu an dernekle ilişkileriniz ne durumda derneğimizin mevcut yönetiminin faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şuan bazı problemler olduğu için o mevcudun içinde aktif olarak görev yapamıyorum ama maddi ve manevi olarak bize düşen ne ise sonuna kadar yapacağımı, her zaman yanlarında olduğumu kendilerine ilettim. İnşallah hemşerilerim sağduyulu davranarak ve kendi derneklerine sahip çıkarak toplumumuza yakışır bir yardımlaşma ve dayanışma örneği ile uzun yıllar bu görevi layıkıyla sürdürmeyi başarırlar. Temennim bu yöndedir.
Dernek çalışmaları ile ilgili Yönetime ne gibi önerileriniz olacak?
Bu şerefli görevi hangi arkadaşım yürütürse yürütsün köyümüzün menfaatinin ön planda olacağına inanıyorum. Derneğimize kendi öz mülkiyetinin olmasını çok istedim, ama insanlarımızın maddi manevi imkânları kısıtlı olduğundan, bu hayalime ulaşamadım. İnşallah görev alan arkadaşlarımız misafirhanesi, kütüphanesi olan bir mülkiyeti derneğimize kazandırırlar.
Siyaset fikri nasıl başladı ? Sizi hep kaynarca ile özdeşleştirdik, neden kaynarca veya kavakpınar değil de Gölkent ?
Şimdi orada da sizler kadar değerli insanlarımız var, çocukluk arkadaşlarım var. Bu arkadaşlarımın bu yönde yoğun talepleri oldu, bu iş için beni uygun gördüklerini, aday olmam halinde seçimi kazanacaklarına sonuna kadar inandıklarını şahsıma söylediler. Bende onları kırmayıp bu şerefli görevi kabul ettim. Bana neye mal olursa olsun o insanlara hizmet etmeyi ibadet olarak görüyorum. İnşallah Allah’ım bizleri mahcup etmez .
Aday adayısınız, aday olma şansınızı ve aday olduğunuz takdirde Belediye başka olma şansınızı nasıl değerlendirirsiniz. Niçin Hasan MENDEŞ ?
Çünkü kazanmamayı hiçbir zaman düşünmedim, o insanların gözündeki ışığı hissediyorum onun için inanıyorum ki 29 Martta zafer bizden yana olacaktır. Belediye Başkan Adaylığım konusunda hiçbir teredütüm olmadı. Belediye Başkanlığını da 29 martta ilan edeceğimize inanıyorum. Ben şuan İstanbuldayım ama çok değerli kardeşlerim değerli zamanlarını bu görev için ayırmış, benim yokluğumu belli etmeden çalışmalarını sürdürüyorlar.
Belediye Başkanı seçildiğiniz takdir hangi projeleri uygulamaya koyacaksınız?
Öncelikle o bölge çocuğu olarak tarımla geçindiğimizin kendimizin de yüz dönüm kadar arazimizin olduğunun bilincindeyim. Bu yüzden onların sıkıntılarını çok iyi biliyorum. Öncelikle beldemizin tamamlanmamış tüm yolların stabilize taş olarak yapılması, belediyemizdeki çarpıklığın düzeltilmesi ve şehir merkezimin ticari merkez haline getirilerek vatandaşımızın alış verişlerini güzel kentimizden temin etmelerinin sağlanması, bütün ihtiyaçlarının karşılandığı çarşı merkezinin yapılması gibi projelerimiz var. Plan ve maliyet hesabı yapılarak bir arazi seçip 10 bin dönüm arazinin sulama sisteminin gerekleştirilmesini istiyoruz. Bu sistem hayata geçirildiğinde halkımızın yüzde yüz ürününü artıracağına inanıyoruz. İkincisi güzel kentimizin otaban bağlantısı gerekleştirerek Sakarya nehrinden geçişini sağlamaktır. Üçüncüsü turizm beldesi olan Akgölümüzün çevre düzenlemesi yapılarak bölgede cazibeli bir şehir, turizme uygun bir kent yaratmaktır.
Bir hemşehrimiz olarak, törnüklünün yoğun olarak yaşadığı Gölkentten aday olmanız hem bizleri umutlandırdı hemde gururlandırdı. Bu anlamda Belediye Başkanı olduğunuz takdirde hemşehrilerinizle ve atalarınızın yaşadığı topraklarla ilişkileriniz nasıl olacak. Köyümüzde uygulamayı düşündüğünüz projeler var mı? Siyaset hayatınızda Köyümüzün ve Köylümüzün yeri neresidir ?
Bugün için neyse bundan sonrada aynı olacağına unutmamalarını, beni de bir kardeşleri olarak görmelerini, çünkü benimde hemşerilerimin sıkıntılarını onla beraber yaşadığımı, onlar sevindiğinde sevindiğimi, üzüldüğünde üzüldüğümü onları her zaman çok sevdiğimi ve hep seveceğimi bilmelerini istiyorum.
Henüz gerçekleşmeyen bir hayalim var, o da güzel Günyüzü Köyümüzde Sakarya’da yaptığım gibi bir festival yapmaktı. İnanıyorum ki ilerleyen zamanlarda bu hayalim gerçekleşecek çünkü onlarla olmak beni çok sevindiriyor.
Başkan aday adayı olduğunuz Gölkente ve Gölkentli hemşehrilerimize mesajınızı alabilirmiyiz ?
Orda bulunan hemşerilerime şunu söylemek istiyorum. Bugüne kadar beni nasıl tanıdılar ise ve güvendiler ise bundan sonra da aynı şekilde bana güvensinler. Gelecek nesillere kalıcı eserler bırakmayı bir belediye başkanı olarak iyi bir şekilde hizmet ederek hayırla anılmayı diliyorum.
Biliyoruz ki yoğun bir temponuz var ? Sitemizi takip edebiliyor musunuz ? Daha iyi olması için ne gibi yenilikler önerirsiniz?
Tabii ki ediyorum, ama çok üzüldüm bir derneğin kurucusu olarak sizleri bu kadar sevmeme rağmen o albümde olmamam beni derinden üzdü. Ben halkıma ve hemşerilerime hata yapmadım ama yinede seviyorum
Bizim sitemizde geleneklerimizi göreneklerimizi yaşantımızı tüm kurallarıyla beraber yaşatılmasını temenni etmekteyim, bir de inanıyorum ki medeni kurallar çerçevesinde kültürüne örf ve âdetine bağlı, saygılı ve kültürlü kardeşlerimiz yetişecektir. Sitede değerli zamanını harcayan sevgili kardeşlerime teşekkür ediyor, başarıların devamını diliyorum.
Bu sitede özlemlerimizin giderildiğini hissediyorum.
Törnüklü hemşehrilerimize neler söylemek istersiniz, mesajlarınızı alabilir miyiz?
Öncelikle birbirlerine saygılı olmalarını, birlik ve beraberlik içinde olmalarını hiçbir zaman yıkıcı olayların için de olmamalarını, bu olayların hem derneğimizin hem de toplumumuzun saygınlığını zedeleyiciliğini bilmelerini istiyorum. Problemlerimizi her zaman kendi aramızda çözülmelidir..
Törnük size neyi anımsatıyor_? Törnük deyince aklınıza ne geliyor? Hemşerilerimiz hakkındaki düşünceleriniz?
Törnük deyince çok şey hatırlatıyor, atalarımızın olduğu o insanlardan birisi olduğum, her zaman bu yakınlığı hissettiğim bir yer, benim memleketim. Hiçbir zaman geldiğimiz yeri inkar edemeyiz. Çünkü benim özüm orası. Her zamanda onu yapmışımdır ve de çocuklarıma da yaşatmışımdır. Bundan sonra da beraber olmayı taahhüt ediyorum. Kendimi onlarsız annesi babası ölmüş yetim gibi hissediyorum. İnşallah Belediye başkanı olduğum zaman, bu dönem güvende şenliğine katılmayı, hemşerimle beraber olmayı diliyorum. Ömrümüz olursa ileriki zamanlarda hemşerimle beraber babamın doğduğu köyde festival yapmayı, o bölgede ismini duyurmasını ve Günyüzü Köyünü en iyi şekilde temsil etmeyi düşünüyorum.
Bir işadamı olarak yöremizdeki Akköy köprüsünün yapımı ve Akköy yolunun bağlanması konusunda düşünceleriniz neler ? Bu ve benzeri konularda neler yapabilirsiniz?
Ben o bölgeyi fazla bilmiyorum ama inşallah geldiğimde çevreyi daha iyi görme fırsatım olacak. Tabii bizim bölge milletvekilleri ile ilişkilerimizin çok iyi olduğuna inanıyorum. İnşallah Ankara’ya gittiğimizde onları dileklerini onların adına değerli milletvekillerime bildirerek arz ve talepte bulunabilirim.
Başkanım son olarak eklemek istediğiniz herhangi bir konu var mı ?
Şunu belirtmek istiyorum. Törnüklülerin birlik ve beraberliğini başka bir toplulukta görmedim. Bu itibarla onların bir parçası olduğum için hemşerilerimle gurur duyuyorum.
Bu itibarla tüm hemşerilerime sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum. Gelecek en güzel günler onların olsun. Şunu bilsinler onları tüm aile olarak çok seviyoruz..
Site yönetimine ve şahsınıza röportajınız için teşekkür ediyorum.
Başkanım bize bu fırsatı verdiğiniz için bizler size teşekkür ediyor ve siyasi yaşamınızda başarılar diliyoruz. Yolunuz açık olsun.
Ropörtaj : İskender TOPAR
Resimler : Adem TOPAR
|